08 Nisan 2010, Perşembe
saat: 22:57


bir adet mozart çikolatası eşlğinde harika geçen günümü anlatma gereği hissediyorum benjamin.

okul, ders, güvenlik merkezi ve inatla bulunamayan telefon kısmını geçiyorum. eskişehire gelirken ikeaya uğradım ve yine beni turist sandılar. hiç bozuntuya vermedim ben de. terezayla geze geze beni de kendisine benzetti sonunda.

-du yu hev aile kart?
-sorry?
-aile kart(bağırarak)
-do i have to?
-???

kasiyeri çıldırttıktan sonra güle oynaya terminale geldim.

yanımdak koltuğa 50-55 yaşlarında bir bayan oturdu. eşi olduğunu düşündüğüm bir beyle saatlerce kopamadılar. otobüs hareket edene kadar birbirlerine sarılıp ne kadar çok sevdiklerini söyleyip durdular.
ne de güzelmiş aşk ve gerçek aşklar hiç bitmezmiş gözlerinde gördüm o sevimli çiftin.


eve gelir gelmez elime bir telefon tutuşturdu bizimkiler. artık telefonum var evet ama umurumda mı bir sor bakalım?

yemekten sonra maaile bowling e gittik. 3 tur oynadık ve babam 3 turda da yendi. gençliğindeki antremanlarına verdik tabi yoksa kim tutar bizi. hatta ben büyüklerime ayıp olmasın diye hep boşa salladım zaten. öyle olmasa dağıtırdım bütün labutları.

an itibariyle dişim nedeniyle yerken acı çektiğim muhteşem çikolatanın üzerindeki mozart a bakıyorum, o da bana bakıp gülüyor.

shokolade marzipan

istanbul
hosting