|
09 Nisan 2010, Cuma
saat: 16:50
bak o kadar saat bu masa başında oturuyorum hala akşam olmadı.. sinir oluyorum. yani bazı zamanlar burda olmak istemeyebilirim tamam mı?!.. bu çok doğal. işte bugün de o günlerden biri. evde yatıyor ve iyileşmeye çalışıyor olmalıydım.. oysa kaç saattir bu koltukta ve bu masa başında oturuyorum.. yaptığım tek adam akıllı iş 2 haftadır ihmal ettiğim balıklarımın fanuslarını temizlemek oldu. geri kalan zamanım ise bitki çayı içip çişe çıkmakla geçti. üşenmesem şimdi kalkıp bir ıhlamur daha yapacağım.. aynı zamanda burnumu da temzilemem lazım ki bunun için civarda kimsenin olmaması lazım. ben toplum içinde burun temizleyemeyenlerdenim.. ayrıca peçete kullanmayı da hiç sevmem.. o yüzden tuvalate gidip dakikalarca kabinlerin boşalmasını beklemek zorunda kalıyorum. birgün o lavabonun başında burnumu suyla temizlerken birine yakalanacağım ama hayırlısı.. kabinde biri olduğu halde tıkanıklığa dayanamadığım zamanlar oldu ve birkaç kere burnumu temizlemek zorunda kaldım.. kabindeki kızla içimden yaptığım gizli bir anlaşma ile; "bak şimdi.. ben burnumu temizleyeceğim. sen de bunun karşılığında sıçarken osurabilirsin.. ikisi de aramızda kalacak tamam mı?" "tamam".. ayrıca şunu da itiraf etmek istiyorum ki; yanımdaki kabinde osuran biri olduğunda kim olduğunu görmek için o çıkana kadar bekliyorum.. çıkınca yüzüne bakıyorum ve onu osuruklu diye fişliyorum :o)) özellikle benim üstüm biri çıkarsa çok komik oluyor.. "püüü Allah cezanı vermesin.. sen miydin öyle osuran.. tuvaleti kokutan" ben mi? ben asla osurmam! sıçmam bile.. pehh.. böyle boş işlerle uğraşıp eğleniyorum işte.. :o)) | ||
|
|
||