12 Nisan 2010, Pazartesi
saat: 01:42


Uyandığımdan beri yatağın içerisindeyim
ve aynı yatakta tekrar uyumak üzereyim.
Bir pazar gününün özeti.
Odamın banyo ve mutfagın dibinde olduğunu düşünürsek,
pek hareket ettiğim de söylenemez.
Siparişimi getiren
her defasında erkek güzeli be dedirten
antonio dışında kimseleri görmedim.
Arada bir New York, I Love You
izleyişim oldu,
sonrasında yaptığım şey ise
4 porsiyon kazandibini
tek porsiyon olarak tepsiye döküp
bilinçsizce yiyişim oldu.
Sonrasında ise hedefim fastan aldığımız
badem ve kayısılar oldu.
iç içe sarıp, bir güzel yedikten sonra
üzerine de şarabımı içtim.
hatta neyime ise,
bir sigara bile içtim üzerine.
Dün geceki Meksika yemeği üzerine
tüm bu çöpler eklenince
uzuun bir süreyi tuvalette geçirmiş oldum.
ama fena olmadı hani vakit geçmiş oldu.
bir süre camda oturup,
sonrada camdan içeri giren sinekleri kovalayarak eğlendim.
bir dahaki seferi sinekleri nasıl engellerim acaba diye bir süre kafa patlattım,
işin içinden çıkamayınca
bir kayısı ve birkaç badem attım ağzıma.
Dün geceki leş konserden
üzerime sinen leş ot kokusuna lanet ederken
kalkıp çamaşır yıkamayı göze alamadım,
hala ot mu kokuyorum ne?
Bomboş bir pazar günü,
ama ne yalan söyleyim özlemişim,
kuantumuna kurban olduğumunun evreni
arada oluyor böyle
yarın sabah 7de koşmaya hazırım.






istanbul
hosting