|
13 Nisan 2010, Çarşamba
saat: 23:40
yine beraberiz günceciğim. böyle ince, şeker hitaplarda bulunduğuma kanma. aslına bakarsan depresif hallerdeyim. havalar ısındı diye...bunun bilincinde olmama rağmen kafamdan huzursuzluk verici düşünceler çekip gitmiyor. ben zaten her bahar bi depresif, bi göz nezlesi birde aşık olurum. şu anda gündeminde ne var diye soracak olursan...hımm, açıkçası çok acayip şeyler var. bu internet sakıncalı şey sadece o kadar diyorum. iyi ki deli dumrul yapıma rağmen, taşşşş gibi irade gücüm var. maşallah diyim. taşş gibi stajlarla pekişeceğim hayırlısıyla :)) işin en güzeli ne biliyor musun? özenti bir hayatım yok. kendi kendimin yanaklarından mıncırıyorum şu noktada. her zevkim, her uğraşım, vakit ayırdığım hatta tiksindiğim herşey bana ait güzel bir kombinasyon oluşturmuş. duyduklarımı yapmıyorum, hoşuma giden içime sineni. hava atmak derdinde değilim. bu kadar aforizmaya alışık değilsin güncem. tamam ağırdan gidicem. saçımı kestirdim bu arada kahküllerim var artık (yazının başını destekleyen bir vaziyet bu aslında). ilk başta yadırgadım her değişiklikte olduğu gibi. baktım bugün fotoğraflarda iyi duruyo gibi. kuaförde bayılmıştım tabi ilk anda; ama böyle şeylerin asıl etkisi kuaförün saç spreyini ilk yıkadığın banyodan sonra ortaya çıkar. güzel oldu. beni bekleyen 3 boyutlu bir modelleme var bu arada. odadan doğru boğuk boğuk sesleniyor. ben Timbaland dinliyorum :) neyse öpüldün şimdilik. artık daha sık buluşcaz arayı kapatıcam söz. | ||
|
|
||