|
14 Nisan 2010, Çarşamba
saat: 01:53
Selam, saat 01:00 ama ben hala ofisteyim.keşke sadece calışsam aşşagıdaki kavgaları ayırmaklada mesgulüm. şu emir verme olayı yüzünden sürekli kavga ediyorlar.ee gece vardiyası olmak kolay degil yorgunluk uyku hersey üstüste gelince sinirleniyo insan tamamda ne gerek var. hayır kavga edince ne degişicek. biliyomusun emir vermeyi bende sevmiyorum,şuanda hepsi benim komutamda ama ben emretmiyorum rica ediyorum.bilmiyorum ben emir vermek olayını diktatörlük gibi görüyorum.kendimi nazi lideri gibi hissediyorum. sanırım bu babamdan geçti.eger cok iyi ve cok sevilen bi banka müdürü olmuşsa bu adam sırf bu yüzden olmuştur diye düşünüyorum.küçükken onun yanına gittiğimde hep yanındaki çalışanlarına hata yaptıklarında bile muzip bir dille acı tatlı kızardı. hep rica ederdi.ve hep agırlıgı hissedilirdi. o kadar saglam bi şekilde beynime enjekte edilmişki bu sınırlarımı babamın iş anlayışı ve ahlakına göre belirledim. yada belirlemişim gerçekten istemdışı bişi ama psikoloji veya sosyolojide rol alma diye bi olay vardı. sanırım bu o olsa gerek. ki benim işim daha zor benden 10 20 yas büyük adamlar benim agzıma bakıyolar.bazen çekiniyorum iş verirken.ama onlar beni anlıyolar kızmıyolar çünkü kızcakları bişi yapmıyorum eniştem bana verdi bu işi bana güvendi ve bende bunları yapmak zorundayım diye düşünüyorum. geçmişte hep konuşurduk.adı lazım olmayan arkadaş yanılgılarıyla.hepsi üniversite okurdu.insanları aşagılarlardı.çirkin kızlara yaaa sen öl yaaa derlerdi mesela ben aralarında sırıttım.naif kaldım.düşün ben yani ben onların aralarında ahlaklı ve saf kaldım. şimdi bakıyorumda birisi okuldan atılmış,diğerini amateme yatırmışlar uyuşturucudan. bense bi fabrikanın en üst noktasında ve sevilen bi işadamıyım geçicide olsa. devamlılıgım olabilirdi fakat ticarete kesinlikle güvenmiyorum. babamda istemiyor zaten. onun fikirlerine önem veriyorum.çünkü bu zamana kadar onunla o kadar cok ters düştümki. dogal olarak bi ergen gibi karsı cıktım.*bu benim hayatım kendi yanlışlarını benim hayatım üzerinden düzeltemez.ben yaşıycam ben ögrenicem* derdim şimdi onun beni uyarmasına ragmen hatta kulagımın içine bagıra bagıra söyledigi sözlerine ragmen onu dinlemedigim konularda cok pişmanım. ama hiçbirşey için geç değil.zaten geç olmuş olsa işler yolunda gitmezdi. yolun cok başındayım. avrupada akademik bi egitimim ve harika bi aileye kaldıgım yerden sahip olucam tr ye tekrar döndügümde.iş tecrübemi ve kendi birikimlerimide kattıgımda içine birde insanlıgımla, babamdan kalma tohumlarımıda serpiştirdimmi geriye birtek Tanrının bana uzun bi ömür vermesi kalıyo. huzur içinde yaşamak için :) ben asla sözünü ettigim insanlar gibi olmuycam.bunu onlara daha o zaman söylemiştim.ve okumakla adam olunmadıgını birinci dereceden bu kadar yakın görebilen bi başka insanın oldugunu sanmıyorum. 3 hayat vardı yola cıktıgımızda şimdi bir tek pırıl pırıl bir hayat var ve oda benim hayatım. yalansız,egosuz,acısıyla tatlısıyla,yaşanmışlarıyla,gençlik ateşiyle ve her saniyesini içime sine sine yaşadıgım bi hayatım. bu bir dilek degil çünkü ben bu oldugum sürece böyle yaşamaya devam edicegim. birde bu ofise ufak bi mahzen yapmalıyım sanırım,bir kadeh ve bi kaç şarap iyi olucak :) daha önce calısırken masamın tam karsısında boydan boya bi cam vardı ordan perdeyi sıyırır dolunay varsa şarabı açar seyrederdim yakamozu. bu gece o günlerden biri tekerrür etmiş gibi ay gene vuruyo denize. benim gibi ahlaksız ,dejenere bi adam nasıl oluyoda bu kadar romantik ve duygusal takılabiliyo gerçekten anlamıyorum :) birde bu günce cok uzun oldu ya ben bayagı dolmuşum :) en iyisi kaçıyım ben işleri halledebilirsem evede gidicem umarım :) herkese iyi geceler. volkan kaçar:* | ||
|
|
||