|
14 Nisan 2010, Çarşamba
saat: 22:43
beşiktaş'ta hiperaktif bir martı var. kesin var. diğerleri hep efendi, ama bir tanesi kavurmalık tam. gürültü yapan üst kat komşusuna insan gibi 'biraz sessiz olur musunuz' diyemeyenler için ya da bunu daha önce onlarca kere söylemiş olsa da bir türlü karşılık alamamış olanlar için icat edilmiş olan sopayla tavana vurma hareketini bugün gerçekleştirmeme vesile olduğu için kendisini kınıyorum. tınlamadı da adi. ben de sonra 'napıyorum ben ya' diye kendime geldim zaten. hayat garip. simpsonlarda 'once' filmine referans veriyorlar falan. bakkalarınsa hala insanın en mahrem yakınlarından biri olduğuna inanıyorum. beş-altı insan dışında beni şu kıvamda görmeyi becerebilen yegane insanlar çünkü kendileri. bugün, nedendir bilmem, sabahdan beri afakanlar basıyor. bayağı geç saate kadar yataktan bile çıkaramadı hatta o afakanlar beni. hiçbir şey yapasım yok. birkaç güne geçer, ama böyle zamanları geride bırakmak için uyuyup uyanabilseydik keşke. aradan kaç gün geçerse artık. ev sahibi yatak odasına ayrı merdiven çaktı. yani apartmanın içinde evin ön kapısı vardı önceden sadece. şimdi bir de yatak odasına ayrı kapı yaptı. birkaç gündür onun inşaatı sürüyordu, seslerini duyuyordum, bugün bitti nihayetinde. geçen karşılaştık. hayırdır dedim. biraz değişiklik istedik de dedi. ivit. bir aya annem geliyor. bir o kapıya bakıp bir de benim dolap kapağından bozma kapıma bakıp, ev sahibine 'bu eve de ondan yaptırın manne' diye tutturmazsa dişimi kırarım. her gün telefon açıp "senin eve de ondan yaptırsın manne" demesin diye şimdilik birşey söylemedim. ivit. ev sahibinin geliniyse benimle yeniden sohbet etmeye başladı. aradan bir ay geçince ırıspı damgası kendiliğinden geçiyor sanırım. kadının bana ırıspı demişliği yoktu tabi önceden, ama sabahın 8'inde evden iki tane kocaman herifle çıkmamdan ve kapıda kendisiyle karşılaşmamdan itibaren benimle selamı sabahı kesmişti. bugün öğlen ne için çıktım ben evden hatırlamıyorum, ama merdivenlerde karşılaşıp sohbet ettik biraz. ilerde birgün oğlum falan olursa adını afakan koyacağım ki beni çok yorduğu zamanlarda şöyle hakkıyla bir ayyyhhh çekebileyim. şimdi çekiyorum, boşa gidiyor sanki, havaya karışıyor, olmuyor. | ||
|
|
||