20 Nisan 2010, Salı
saat: 22:09


adın geliyor aklıma..
ansızın...
birdenbire..
zamansız zamanlarda büyüyor içimde adın, devleşiyor sonra,
sonra kaya kadar sert
buz dağı kadar soğuk
ve su damlası kadar hafifliyor aynı hızla.
Boğazım dar geliyor,dilim yetersiz göğüs kafesim küçük kalıyor adını taşımakta.
beş harfli isminin her sesi başka bir estruman sesi gibi.her harfi kocaman bir tablo oluyor en ala ressamın elinden çıkmış gibi.
say ki 'son akşam yemeği isa'nın ,
say ki 'kayalıklar madonnası'
sayki 'ayçiçekleri'
say ki dünya,
say ki dün
say ki bu gün
say ki yarın
tüm gelecek ve geçmiş..
ses oluyorsun içimde.. hatıramda kırgınlık kızgınlık ve tüm dağılmışlıklarım ve korkularım ve aldanışlarımda...Boşverr...
sanırım seviyorum seni, gidişinden ziyade,bahisten öte kaldı sözlerin.
korkmaktayım ya bende kalırsa hatıran..
ya bende kalırsa yaşanmamış olasılıklar..
ya kalırsa yıllar sonrasına (eğer yaşarsam)..
bu günle başlayan 30 gün içinde doğmuş olmalısın sevgili..
şahıs eki ekleyememenin sancısı...
ve ben doğduğun günü senden habersiz tekrarlarken kendime bu nasıl olmayıştır diyorum zavallı kalan yüreğime.. bedenime.
seni sevmek vardı sevgili
seni özlemek gün bitimlerinde sesinle gelen kavuşmaları
sana seslenmek vardı telefonun öteki ucundan..
beni sevmedin bilirim
hatta şairin dediği gibi,
bir sevdiğin vardı.. kendince de olsa ve ben onu kıskanmasam da ve ne acı ki hala kıskanmıyor ne kalbim ne aklım.
ama sevgili..
sevilmek vardı pencerende beslediğin güvercinler gibi. pencerende güvercin olmak vardı. gece şehre akşam geldiğinde , yandığında sokakların ve evlerin ışıkları,
tek kişilik yataklı,
ahşap dolaplı odanda seni görmek vardı..
ne büyük bahtiyarlık olurdu kim bilir tereddütsüz sevgini görmek.
ne zor şeymiş ya Rab iki kalbin birbirine atması.yalansız ve hesapsız ve hatta ve mutlaka korkusuz sever gibi masum güvercinleri sevebilmek birbirini tereddütsüz.
aslında sen değilsin belkide sevdiğim. sevdiğim sevebilmek yahut sevmek sadece ve yalnızca bir başkasını.
teker teker incelemekteyim her yüzü kendimce.. çaktırmadan diğerlerine...
sana hiç benzemeyenleri izliyorum uzun uzun
ve
gördüklerimden yüreğim havalanıyor sevinçten _bu sen değilsin-
hiç benzemiyor diye sana.
sonra bir başkasında benzeyen bir yan bir yön bir an görüyorum..
ah Ya Rabbi diyor içim,
en uçarı haliyle
- bak benziyor şu hiç görmediğim yüzüne-diye...
ve
mutlak saklıyorum deliliğin deryasında seyrimi.
dışımda gri bir hava en puslusundan.
korkarım sevmişliğim bu seni
korkarım özlemişliğim
suskunluğuma hapsedilmiş aşk olmasın duası saklı sessizliğimde.
terkedişini hatırlayıp çalmamalıyım açılmama olasılığı güçlü kapını
ve
küçük düşmemeli soylu sevda uşak pazarına
...
adını yıldızdan alan sevgili
yıldız eksik olmasın gökyüzünden.
pencerende güvercin olup seni görebilmek vardı uykuda.



istanbul
hosting