22 Nisan 2010, Perşembe
saat: 00:53


amaçsızlıktan kendime abuk sabuk amaçlar ediniyorum. şu galetacı amcalarla muhabbeti kurmak bunlardan biri mesela. insan yedi günün her bir saati bu kadar asabi olamaz. elbette boş bir anlarını yakalayacağım. bir diğer amacımsa, academicuslara çemkirerek kendime bir karşı cephe yaratmak. bütün günü ağlayarak geçirdikten ve adama bir türlü cevap yazamadıktan sonra, en nihayetinde 'çok teşekkür ederim. piyango çıkarsa ya da var olduğunu bile bilmediğim zengin bir akrabam ölüp de bana yüklü bir miras bırakırsa size geri döneceğim' dedim. rahatlamadım da aslında. adamın da ne suçu vardı halbuki.

dilime pelesenk oldu. bence şahane bir yol ayrımındayım. bir işi başarmak uğruna on yıllarını verip, en nihayetinde de harbiden başarıp, arkasından 'ulan helal olsun, ne olursa olsun yılmadı, en sonunda da kaptı işte istediğini' dedirten insanlarla, bir başka işin peşinde yine on yıllarını harcayıp yine de bir bok elde edemeyen ve 'ömrünü harcadı, hala aklı başına gelemedi'ciler arasında bir noktadayım. bakalım. temmuz'da alacağım çeviri paralarını bütün bir yaz yiyip eylül sonu kendimi bir çatının tepesinden bırakarak kendime üçüncü bir yol da çizebilirim. gerçi yüksekten tırsarım ben. ama olsun, çatı olmaz başka şey olur. yaş da yirmi yedi oldu artık malum. cuk uymuş olur.

neyse işte. bir süre daha dişimi sıkıp şu geçici hayat alışkanlığından çıkmayı planlıyorum şimdilik. sonrasına bakarız.

istanbul
hosting