|
24 Nisan 2010, Cumartesi
saat: 13:11
bugün garip bir gün, dışarda hava misler gb, deniz pırıl pırıl... uzun zamandır kendimi dışarılara atasım var ve işin garibi artık ben işi düşünmeden evet dışarda olabilirim diyorum.bu seferki prangaları ben takmıyorum iş/işyerindekiler bana prangalar takıyor. yani yine masamdayım saat 15:00'de olan toplantıyı uslu uslu bekliyorum. aslına bakarsan kendimi geliştirmek için iş anlamında güzel şeyler oluyor ama bende sevinecek takat yok :(( bir haftada toplam 18 saat uyumuşum eksik uykuları tamamlamak gibi bir düşüncem yok ama yorgunluğumu atmak istiyorum. iş anlamında güzel şeyler oluyor ama iş yerinde güzel şeyler oluyor mu hayır tabii ki de. ben yorulmuyorum ya da zihnimin artık ses kaldırmayacağını düşünemeyen, yeni bir iş almanın gururu içerisinde heyecanlanan insanların cümlelerini de dinliyorum. derdin ne senin ya bi az sesini kısarak cümlelerini kur, bu hava basmalar kime ben seni tanıyorum yani birbirimizi tanıyoruz bana hava basma egonu benle tatmin etme demek istiyorum. bu gerginlikler olmasa biraz daha mutlu olurum sankimmm... çünkü artık görmeye tahammülüm yok yüzünü her gördüğümde bir şey soracağım ya da söyleyeceğim zaman şimdi nasıl havalı cümleler ve avaz avaz cümleler kuracak diye çekinir aldım. gaz odasında çalışma talebinde mi bulunsam.... iş hayatı böyle ya özel hayat... özel hayat derken aile sülalele değil, ki sülaleyi görme ziyaret etme işleri anacağımın evdekileri ise bu hafta içi resmen göremedim :(( özel hayat derken ömrümün varı'nı kast ediyorum, eeee çok özlemişim yine nasıl olacak bilmiyorum ama olacak inşallah diyorum. güya bu hafta sonu ankaraya gidecektim ama gel gör ki perşembe günü bugün için 15:00e toplantı koyuldu. ya be insafsızlar hafta içi adam akıllı çalışalım hafta sonu bi kendimize kalalım yawwww...neyse başka hafta sonuna kaldı inş... görüşmek üzere... | ||
|
|
||