26 Nisan 2010, Pazartesi
saat: 02:14


bir beyaz kumaş olsun
dokunayım....
atkısı çözgüsüne zııttt
çözgüsü,atkısına küüsss
yani bi karışıklık,yani bi anlaşmazlık,
ne bileyim bi kıyamet resmi olsun üstünde
dağlar dedizlere yürüsün,
denizler bulutlara kaçsın
ufukta belirse senin geminin dumanı
sonra bacası,
sonra beyaz yelkenleri,
sonra sen görünsen
sennn,,,,,

gelişin asırlar kadar olsada
kirpiklerinin yüzüne düşen gölgesine sığınsam,
dinlensem....
ne ekmek ne yorgan düşünsem

sonra bir kumaş olsa ellerimde
beyazmı beyaz
toprak yapsam kendime
yemyeşil tohumlar serpsem üzerine...
sonra bir makas olsa elimde sihirli
sadece hayal et deseler
istediğin gibi olacak hepsi deseler,
bir duvak olurdu...
yeşilden daha yeşil, tohumların üzerinde
bir duvak olurdu...
beyazmı beyaz .....
umutmu?
umut herbi köşesi...
mutsuzluğa umutsuzluğa yer olmazdı....

seccaden olurdu duvağım zifaf gecemizde
masa örtümüz olurdu ilk kahvaltımızda....
sonra,oğlumuzun beşiğine cibinlik olurdu
ah beee....
gelsen
neler olurdu neler...

ama kabil değil diyorlar
gelmez diyorlar ...
başkasına aşıkmış diyorlar ....
gece gündüz aklından hiç çıkmazmış diyorlar
sen benii sewmedin ya .....
ne olsa diyolar,

şimdi fırtınada olsa
depremde olsa,
kıyamette kopsa,
benim gözüm hala ufukta ......




istanbul
hosting