|
28 Nisan 2010, Çarşamba
saat: 00:50
hmm dur bakalım bir neler karalayacağım şu garip hayatımdan... efendim bizimkiler yazlığa gittilerdi 23 nisan sebebiyle ben de gökhanı çağırdıydım bize,adam bir sigara içmeyi beceremedi izmarit kısmındaki ateşi iki bacağının arasından koltuğa düşürmüş ve fark etmemiş koltukta bildiğin delik açıldı. eridi lan! yaw arkadaş erkeklerdeki "kalbi atsın yeter aq" mantığı bakalım nereye kadar sürecek... hayır o değil bu sayede bir naneye benzemeyen kızların da orasını burasını kaldırıyorsunuz...ondan sonra beni ne mühendisler ne doktorlar istedi de vermedim havasında geziniyorlar. zaten öyledir gençken her azgın türk erkeği asılır kızlar da "aha bu hep böyle gidecek demek ki çok güzelim koşun lan peşimden ibneler,bakarım ama belli etmem sonuçta kızım ben" düşünceleri ile lokal behlül-burak özçivit'lerini aramaya koyulurlar. fekaatt nedense iş hayatına atılıp da bu havalarla yalnız kalınca yaş da bilmem kaçı vurunca işte o vakit "ulan biz neydik de neyi beğenmedik arkadaş,oturduk mu şimdi şapa,haydi çıkalım arayışa... koca koca koca koca koca koca" deyü aranmaya başlarlar. yapmayın evladım yapmayın. bugün sabahtan kalktım çalıştım,sevdim ben bugünü. okulda insanlar önümden geçerken böyle kafaları yukarıda kraliyet muhafızları gibi yürüyorlar ya ben buna çok şaşırıyorum. hayır bu okul benim çöplüğüm olduğuna göre istediğim vakit at koşturabilme özgürlüğüne sahip olduğuma göre bunu benim yapmam lazım ama ben böyle şeylere tenezzül etmiyorum canım erik(ler) siz niye böyle abuk işler yapıyorsunuz. allah allah... dün beyazıtçığımın yanına gitmedim yarın telafi yapmalıyız. erken yatmaya alıştım günlük mesela yarım saate yatarım,napçaz artık sabah erken kalkmak lazım. | ||
|
|
||