|
28 Nisan 2010, Çarşamba
saat: 02:20
akdeniz rüzgarlarının bodur yalnızlığında yitirdim seni... neşesiz bir akşamüstü güneşinin sıcağında... üşürken gözlerini kısmak da neydi ki yetişmeye çalışmak bir ala şafağa... çıldırasıya leylek sürülerinin saflığıyla sesimi döktüm saçlarından aşağıya.. biraz narenciye sığdırdım gerdanına biraz defne yaprağı... az güldüm çok ağladım, bu akdeniz kuşağında sonra duruldum, bir göç aynasının omurgasında... kırıklarımı sayamadan vuruldum...! | ||
|
|
||