|
28 Nisan 2010, Çarşamba
saat: 16:19
"Yaptım, ettim, oldum, yazdım, çizdim, çektim, gittim, bildim..." demek için sırf, eyleme geçmek ne anlamsızdır ruh ve tutku olmayınca. başarısızlığıyla nasıl sırıtır insanlardan taşar da. bu sabah yediğim şu, hayatımdaki en berbat ıspanaklı börek gibi tıpkı. ıspanaklı olsun börek olsun denmiş ama gel gör ki hiçbir şeye benzemiyor, tadı berbat. içtiğim kahveden de tat alamıyorum bugün, ruhum beni terketti ya. bir tek sigaram.. biliyorum gittiği yeri, çağırmayacağım geri..susuyorum. susmak gerek, huzur meyvelerini toplamak için sessizlik ağacının. uzaklaşıyor artık rüzgarlarım, son kez çıkıp yüzümü okşatmalıyım. ellerini özledim soğukların. iş biter, Moda beni bekler diye diye bu bulanıklıktan kurtulmalıyım. .. "Yüzümde hüzünden gölgeler varsa, O hüzün yüzündendir olsa olsa. Bilmiyorum ki bu yaşamın çoğu yaşanmamışsa, Yaşanamadığı okunur, şimdi, daldımsa. Özledikçe yalnız durup-susup baktımsa, Sorulacakken nedeni nasıl sormadımsa. ... Yüzümde hüzünden gölgeler kaldıysa, İçimde örülen duvardan düşmüştür, çatladıysa." .. | ||
|
|
||