|
05 Mayıs 2010, Çarşamba
saat: 14:03
Susun be!!! Susun da bir bakın diyesim geldi. Susun da bir bakın önce kafasına, gözüne, kafatasından yayılan mayhoş sıcaklığa… İçimi uyuşturan adam.. Zıkkım gibi acı ağzından çıkmayan kelimeler. yara izlerim yara bandına hasret.. Hapşırmaya çalışırken gözümden akan yaş gibi tatlı ama yaş gerçekliği son derece çarpıcı.. Sen duyacaksın diye konuşmak… Geçsinler o günlerden geçsinler Rahat ol bir ya rahat ol.. Banaysa bu serzenişler alayım koynuma, başkasından sebepse ödünç alayım yanıma, yolda bir taşın üstüne koyarım didiklesin serçeler.. saat: 14:14 Şıp..ahh..soğuk..ıslakk.. alnıma bir şey damladı,,ellemeye cesaret edemiyorum..elledim..ah memo ahh..sen miydin? M si gözüme kaçtı e si burnumun kenarından süzülüyor ve diğerleri yanağımda.. ah memo ah kim dedi sana yağmur ol..oluklardan çatlak kiremitlere sız..tavanıma yol aç gel alnıma damla gece gece. Hani mahremiyet? olcak iş mi memo.. taş olsaydın kafama..yağmur olunur mu? Ne gerek bu romantikliğe.. demek sızmayı seviyorsun. Hep sızdın zaten kaburgalarımdan dışarı dışarı attın kendini. Memo sen dondurma ol be oğlum. Bu adla aşık olamam sana. Şelale olup çağlasan da olmaz be memo. Adını kısaltmışlar bir kere. Ciddiyetin yok senin. Sokrates değilsin ki Sokrat denilince alınmayasın. Memosun işte. Memesin belki. Göğüs deyince obje meme deyince suje.. memelerin ciddiyeti süt torbalığından hissiyatı pembe uçlarından gelir. Senin pembe bir tarafın da yok. Sen en iyisi git bir hava al gel. Yok be! Yarım kilo en fazla .. evde yokuz ikimizde bozulmasın kalan..hava al gel. İki hidrojen bi de oksijen al yanına su yaparız evde.. damlarız sonra kendi anlımıza.. | ||
|
|
||