|
06 Mayıs 2010, Perşembe
saat: 10:18
Umutların tükenişiydi.. İsyanların sessiz çığlığı gözlerden akan yaşlar.. Ya anneciğinin çığlıkları? Bir annenin mücadelesinin son bulmasıydı gidişin.. Yakıştıramadık, konduramadık ölüm gerçeğini körpecik bedenine.. Dualarımızda hep sen vardın iyileşmendi dileğimiz.. Şimdi nasıl gidip sarılayım anneciğine? Nasıl teselli edeyim? Teselli edebilecekmiyim? Feryadı içimi yakarken nasıl güçlü durabileyim karşısında? Burçinim güzel arkadaşım; göremedim son günlerinde seni, gelemedim ziyaretine.. Biliyormusun neden? Üzülme diye.. İçin acımasın diye.. Benden ne kadar önce evlenecektin.. Benden ne kadar zaman önce nişanlanmıştın.. Benim o koşuşturmalarımı görüpte canın yanmasın istedim.. Şu illet hastalığın pençesinden kurtulacaktın.. Evlenecektin yanından bir an ayrılmayan nişanlınla.. Helal olsun o çocuğa da bir an elini bırakmadı.. Ailesine de helal olsun.. O bizim kızımız dediler bağırlarına bastılar seni.. Şimdi nicedir halleri senin gidişinle ne hallerdedirler.. Nişanlını düşünüyorum ne kadar fedakar birisi..Başka birisi olsaydı yaparmıydı yaptığını.. Duyduğunda o illet hastalığın pençesine düştüğünü, bırakırdı elini.. Ama o ne yaptı yanında oldu hep.. Elini bir an bırakmadı.. Ameliyatlarında yanında oldu.. Bırakmadı seni.. Ya şimdi?? Sen bırakıp gittin onu.. Nasıl yıkıldı kim bilir? Dün duyunca gidişini isyan ettim rabbime.. Günaha girdim belki de.. Neden dedim neden?? Neden onca ölüm bekleyen yaşlı insanlar dururken, neden burçin gitti? Neden fikret beyin kızı gitti? Neden benim babam gitti.. Hayatta yaşanması gereken her şeyi yaşamış, alacaklarını almış insanlar dururken.. Henüz hayatlarının baharındaki insanlar neden gidiyor?? İsyanım büyük.. Allahım günah yazmasın.. Daha görecek çok gün vardı meleğim.. Daha çok erkendi gidişin.. Neden şimdi?? Dün ablacığının ağlayarak feryadına tanık oldum.. "yaşlansaydık hepimiz o zaman olsaydı.. o zaman belki canımız bu denli yanmazdı belki de..biz kendi halimizde yaşayan insanlarız neden hep bizden gidiyor" diyordu.. Sarıldım sana sarılır gibi.. Teselli ne mümkün bitanem.. canından can gitmiş ne mümkün teselli?? Anneciğini göremedim, cesaretim yok görmeye.. Nasıl diyeceğim "asiye teyzecim allah sabır versin" diye nasıl diyebilirim.. Ki canının darlığında koşarak gelirdi.. sen hasta yatağında uyurken, teselli bulmaya gelirdi.. Sarılırdım kocaman.. "İyileşecek bak görürsün" diyordum.. Umut ettik hep iyi olmanı umut ettik, anneciğine de bu umutla destek verdik.. En son balık yemeğe kaçmıştın ya bize.. Hani fırında kek vardı da anneciğin yakmıştı :o) Mutfak camından anneciğine seslenip.. "yansa bile o kek balık çok lezzetli annecim" dedin ya.. Ne gülmüştük ogün.. Ya sabah kahvaltılarımız meleğim.. Yukarıya seslenirdin.. "Hazır mı kahvaltı geliyorum" diye.. Gülüş cümbüş olurduk.. Kardeşim hani sana abla derdi de çok hoşuna giderdi.. Yaş farkınız olmasa bile.. Ben seviyorum abla denmesini bana.. Söylemeyin yaşımı bilmesin derdin ya hani.. Ah meleğim.. Daha çok anımız olacaktı seninle.. Çok erkendi gidişin.. Mekanın cennet olsun demeyeceğim.. Meleklerin mekanı cennettir zaten.. Sadece eğer buluşursan babacığımla; Hani şu sabahları kapınıza taze besaş ekmeği bırakan Ali Amcana; kızından selam söle.. Bıyıkları benim yanağım yerine senin yanaklarına batsın.. Özlemle Anıyorum.. Ruhun Şad Olsun Meleğim.. | ||
|
|
||