|
07 Mayıs 2010, Cuma
saat: 10:14
çok acayip rüyalar gördüm günce.. saat 00:00 gibi yatmıştım.. her gece olduğu gibi iyi geceler dilemek için sevgilimi aradım. kafayı yemek üzereydi. yeni evimizdeki odasına sığamıyordu. öyle düşündük böyle düşündük olmadı. aslında kolonlar olmasa işimiz kolaylaşacaktı ama.. odaya 3lü bi koltuk bir de -ses kalitesi açısından illaki- koltuğun iki çaprazında durması gereken 2 kolon oluncaa.. sığdıramadık hiçbirşeyi.. canı sıkıldı.. "artık düşünmeyeceğim" dedi kapattı.. tam uykuya dalacakken aradı. saat 01:00 falandı. "buldum" dedi.. odasını ne şekilde yerleştireceğini anlattı. anlattı ama benim de uykum kaçtı. saat 02:00 idi ve ben hala uyanıktım. neyseki sonra bi şekilde dalmaşım uykuya.. ama kabus gördüm.. salonda aynı şekilde yatıyorum.. sanırım bir ses duyuyorum.. korkup kalkıyorum.. hatta o kadar çok korkuyorum ki abimlere iniyorum.. sonra bir cin görüyorum. sonra bir tane daha.. onlardan kaçıyorum. birine saldırıyorum?! :o)) normalde bu rüyadan sıçrayarak kalkmam gerekirken kendi nefes alışlarıma uyandım. öyle hızlı ve derin alıyordum ki.. kalp atışlarım inanılmazdı.. uyandım. rüyamdaki şekilde yatıyordum.. rüyama uyanmış gibiydim! "hay allah" dedim.. "şimdi uyuyamayacağım" ama uyudum.. ve çok enterasan bir rüya gördüm.. çoookk eski bir erkek arkadaşım.. ve ne alaka ise onun babası. sanırım biz birlikteymişiz de ayrılmışız.. ve sanırım ben onunla olmak istiyorum.. ama babası bizim birlikte olmamızı hiç istemiyor. beni oğluna kültür bakımından yakıştıramıyor. bir de bebek var.. sanırım bizim bebeğimiz. o bebeği düz ve yüksek bir duvardan çıkartıyorum. ve bu davranışımla çocuğun ilgisini çektiğimi düşünüyorum. sonra odamdayım. çocuk da var.. tek kişilik yatağımda duvar kenarında yatmak istiyor.. normalde orayı ben sevsem de "tamam" diyorum.. sonra sanırım başka bir zaman ve başka bir yerdeyim. karşımda sarışın, mavi gözlü, yakışıklı bir çocuk var ve birileri bizim aramızı yapmaya çalışıyor. daha doğrusu bizim durumdan haberimiz var.. birbirimizi beğenmişiz ve buluşmaya karar vermişiz. bizim aramızı yapmaya çalışanlar birsüre sonra yanımızdan ayrılıyor.. ikimiz kalıyoruz.. birbirimizi tanımak için konuşmaya başlıyoruz.. ben onunla ilgili birsürü soru soruyorum.. normalde sarışın ve mavi gözlü erkeklerden hiç hoşlanmadığım halde bu çocuğu çok beğeniyorum. çok çekici buluyorum. sanırım yurt dışında okumuş. hatta yurt dışında yaşamış.. içimden "bu şimdi süper ingilizce de biliyordur ama ben bilmiyorum" diyorum. acaba bu aramızda bir sorun olur mu? diye düşünüyorum.. çocuk çok disiplinli. herşeyi yazılı çizili.. hertarafta çalışma kitapları var.. birara sorduğum bir sorudan rahatsız oluyor ve eşyalarını toplayıp gidiyor.. sonra onun bir arkadaşı bana "merak etme, bilmemne defterini burada bıraktı, geri gelecek" diyor.. bu çocuğun nasıl olup da beni beğendiğini düşünüyorum.. "benim gibi sıradan bir kızı beğenmesi için bir sorunu olmalı, yoksa benim bu koca burnumla ve kısa boyumla hiçbir şansım olamazdı" diyorum.. aklımdan binbir şey geçiyor.. hasta mı acaba? biseksüel mi yoksa? yok yok kesin aleti kalmıyor! nasıl oluyor da ona göre kültürel ve fiziksel açıdan bu kadar yetersiz olmama rağmen beni beğeniyor? yalnız ben de nasıl özgüveni eksik ve ezik bir insansam rüyamda gördüğüm şeye bak.. sonra sevgilim geliyor aklıma.. ama öyle hayal mayal.. böyle biri vardı diyorum.. onunla iyi anlaşıyorduk. bana kendimi yetersiz de hissettirmiyordu beni seviyordu diyorum.. sonra geçip gidiyor bu hatıra.. o ana geri dönüyorum.. işyerinden bir arkadaşım çıkıyor karşıma.. pelin.. ne alaka ise artık.. bizim aramızı düzeltebilecek bir tek oymuş. ama düzeltmeye pek niyeti yok. onu orada tutabilmek için dizinde bir sorun olduğunu hiç iyi görünmediğini söylüyorum. inanıyor ve kalıyor.. bir yatağa uzanıyor.. sonra çocuk dönüyor.. o da yanına uzanıyor.. ben o kadar mutlu oluyorum ki önce arkadaşımı yanağından öpüyorum.. sonra mutluluğum doruğa çıktığında dönüp çocuğu dudaklarından öpüyorum.. sonra da alarm çalıyor uyanıyorum.. :oS ne bu şimdi.. azönce sevgilim aradı.. ve bir itirafta bulundu. kenarda yüklü miktarda birikmişi varmış.. ama kriz zamanı çoğunu harcamış şimdi biraz kalmış.. "artık kalmadığına göre söyleyebilirim" dedi.. bunca zaman benden saklamış.. ben elimde avucumda ne var ise çekinmeden bizim için harcamışken.. o yıllarca "param yok! param yok!" diye beni kandırdı.. "ulan!" dedim "bir küçük hediye bile almadın bana" üstelik ben parasının olmamasına zor durumda olduğu için bundan daha çok üzülmüşken şimdi kendimi salak gibi hissediyorum. bundan sonra ne zaman "param yok" derse inanmayacağım.. :o(( çok canım sıkıldı. kendimi salak gibi hissettim.. o kadar üzüldüğümle kaldım.. ben tam bir salağım!!! | ||
|
|
||