12 Mayıs 2010, Perşembe
saat: 11:37


yolculuk gunu yaklastikca herkes yine beni besleme telasina dustu. hint yemekleri, cin yemekleri vesaire derken bu ders de beni yedi bitirdi. bundan baska, icim bir garip. turkiye'ye gelmekle beraber orda uzun sure kalmanin yaratacagi rahatliktan da korkuyorum. yine de gelecekle ve kendimle daha bir barisigim bugunlerde. en buyuk sikintim veda etmek zorunlulugu. ikina sikila kendim icin yarattigim duzeni seviyorum anasini satayim. kendime ayirdigim zamanin ve gosterdigim emegin karsiligini simdiden aldim belki de ama bunu da tamammlanmis bir dosya gibi geride birakmak istemiyorum. ustelik anthonie.

bugunlerin ozeti budur sanirim. deginmedigim tek sey 'kendi yolumu' 'sectigimi' sonunda yeniden hatirladigim. Zelda'nin buna katkisi buyuk. her seferinde insanlar benden kendimi ve yolumu savunmami bekleseler de, naifligim beni uzayli gibi gosterse de oldugum yerde olmak guzel sey.

istanbul
hosting