12 Mayıs 2010, Perşembe
saat: 15:45


Taç gibi başa giydirilen bir ağrı ve ruhun aleviyle zaten kendi kendine kavrulmakta olan bedeni bir cehennem çukuruna itelemek. kısa süreliğine bile olsa o parlak ve sıcak gövdesi altında geziniyorum diye tüm bunları bana reva gören bir güneşi, bir yağmur hırsızını neden seveyim ki ben?
tabiiki nefret ederim.

ve tuhaf olan insanlar, hayat değil.


duvarlara ağlamak yetmez, kafamı da kendilerine kurban edercesine atmam gerekecek ki tüm bu sızılar dinsin..



istanbul
hosting