15 Mayıs 2010, Cumartesi
saat: 00:33


günün farklı zaman dilimlerinde 3 ayrı kişi tarafından ekilince cuma günüm çıkıp 1 saat yemek yemek dışında kendimle başbaşa geçti.

hele akşam durum iyice berbattı. yalnız kalacağımın haberini alınca sağa sola saldırmaya başladım. çünkü süslü püslüydüm, çünkü dışarıdaydım, çünkü hava süperdi, çünkü benim havam yerindeydi. gelin görün ki sayın seyirciler işler umduğumuz gibi gitmedi. hangi kapıyı çaldıysak açılmadı.

biz naaaptık? kös kös evimize döndük.

sonra birden gözüme taaa ne zaman m.'la ortaköy'den aldığım fred & ginger seti takıldı. kötü günler için saklamıştım, demek kısmet bu güneymiş.

laptopu balkona çıkardım, mum yaktım, kahve demledim, açtım filmi. mum ışığında sardunyalarım ve ben "shall we dance?"i izledik. şu an suratımda koca bi sırıtışla oturmaktayım. iyi geldi ruhuma.

tap dance candır :P

gecenin şarkısı: george gershwin - they can't take that away from me (sinatra'dan olsun be)

the way you hold your knife
the way we danced till three
the way you changed my life
no they can't take that away from me





istanbul
hosting