|
15 Mayıs 2010, Cumartesi
saat: 00:56
21 mayıs 1864 "Savunmaları ile ölümsüzleştirdikleri sahillerden kaçış başladı. Çerkesya artık yok. Dağlardaki artıkları da askerlerimiz yakında temizleyecek ve savaş kısa zamanda sona erecek" St.PETERSBURG GAZETESİ. Buyuk Cerkes sürgünü... yüzlerce Çerkesin, Kafkasyalının, İNSANLARIN Karadeniz sularına gömüldüğü gün. Ben Çerkesim, ben Türküm, ben diğerleri kadar sesim çıkmadığı için asimile olduğu iddaa edilen bir toplumun torunuyum. 1876'da gelmiş benim dedemin dedesi İzmir'in Torbalı ilçesi Arıkbaşı Köyü'ne. Annem, babam orda doğmuş, orda tanışmış, orda aşık olup, orda evlenmiş. Bense 1985 senesinde Bornova'da doğmuşum. Aradan geçen yüzlerce yıl... Yaklaşık 3 senedir seyahat ediyorum, kan çekiyor, dedim ya göçebe bir toplumun torunuyum. Nereye gidersem gideyim; Milano, Bruksel, Marakeş, Lisbon, Kopenhag, Berlin... Kulağıma çalınan bir akordiyon sesi, mızıkanın kulağımda yankılanışı bana kim olduğumu hatırlatıyor, nerden geldiğimi, beni kimin karşıladığını, ve beni karşılayan bu topraklara duydugum sevginin sebebini. Sen bana asimile olmuş de, geleneklerini unutmuş de, senin sesin daha çok çıksın ey dağlardaki ve dağlardakilerin sesini kışkırtan lanet olası politikalarınız. Nasıl mutlu ve güçlü oluyorsanız öyle olun. Günün birinde bana bir Çerkes arkadaşım sen tanıdığım en Türk milliyetçisi Çerkessin demişti ve günün birinde yine en sevdiğim Türk arkadaşlarımdan birisi sen gördüğüm en Çerkes milliyetçisi Türksün demişti. Ne oldum ben şimdi? ben, Benim, evrenin ufacık bir parçası, yarın yok olup gidecek olan İnsanım. Kavgalarınıza, savaşlarınıza, hırslarınıza, kıskançlıklarınıza, yalanlarınıza lanet olsun. Ben hiçbir şey değilim, ben Benim, insanım, tıpkı senin gibi. | ||
|
|
||