|
17 Mayıs 2010, Pazartesi
saat: 12:16
Fenerbahce'nin timsah yuruyusu fotograflari sayesinde guzel bir pazartesi gunune basladim. Gunun seyahat ile devam edicek olmasi da ayri bir guzellik. yaz geldi, outdoor etkinlikleri de basladi, 1 saat sonra Venedik'e gidiyorum, yarim saatlik bir sunumun ardindan kendime en sakin sokakta en guzel prosecco'yu ismarlayacagim. Bu gibi durumlarda donuyor olmak biraz kafami karistirsa da dondugum yerin Izmirim oldugu dusuncesi aklima gelir gelirmez gulumsemeye basliyorum. Hasan'la ayni tarihte donuyoruz, o bruksel'den, ben milano'dan ayni saatlerde ayni gokyuzunde izmirimize dogru yola cikiyoruz 30 haziranda. her ne kadar henuz ciddi ciddi konusmasakta bazi seyleri, ara ara kacamak bir sekilde yapilan planlar bizi bir sekilde bir mutlu sona yaklastiriyor sanki. donunce Bornova'nin koylerine gidip ev aramaya karar verdik, yerini sadece dostlarin bildigi, gozlerden uzak, bahceli ufak bir ev. Tesekkurler Tanrim, hayatimi seviyorum... Stare cosiiiii bene, mi sento splendida!!! | ||
|
|
||