18 Mayıs 2010, Salı
saat: 21:15


dünyanın en güzel yağmuru yağdı bu sabah. saat 8 gibi. uyuyordum. bi an için uyandım. sesi ve kokusu odaya dolarken ''mmhh!''layıp tekrar uyudum.


her erkeğe tahammül edebilirim. ve fakat yavşak erkek diye tanımlayabileceğimiz erkeğe tahammül edemiyorum. bir kaç sene öncesinden tanıyorum kendisini. bir dönem birlikte aynı evi paylaştığım ev arkadaşımın yavuklusu idi. yakışıklı olduğu kadar iticiydi de. bir gece ben uyumak üzereyken odama bile gelmişti ''sigaran var mı?'' bahanesiyle. bu kadar yıl görüşmedik, facebook'tan arkadaşım olmak için delirmiş olmalı ki, sonunda kabul ettim. hemen fotoğraflarıma bakmış tabi. neymiş, şarap gibiymişim. cennetten çalınmış bir tablo gibiymişim. o esrarengiz güzelliğimi koruyormuşum hala. ipneye bak!

hemen kendisine bir cevap verdim:

''sen de hala gerçek bi yavşaksın. ne diye ekledim ki listeye seni. neyse. dur. sileyim.''



ahajhahjhja!



g. arıyor sanırım. ama açmayacağım. tadında bırakmak lazım.


yarını güzel bi şekilde değerlendirmek istiyorum. acaba aynı gün içinde hem bisiklete, hem motosiklete binebilir, hem kitap okuyabilir, hem güzel bir film izleyebilir, hem muhteşem bir yemek pişirebilir, hem de evi biraz olsun toparlayabilir miyim? göreceğiz!




istanbul
hosting