|
20 Mayıs 2010, Perşembe
saat: 23:13
banyoda bi yerlerden hediye gelme fırça setini tekrardan farkedince "ulen" dedim "bakiyim bi ne var ne yokmuş bunun içinde". kırk yılda bir gün yüzü gören makyaj malzemelerimi çıkarıp bi güzel süslendim. şu an altımda pazardan iki buçuk tl'ye aldığım çirkin mavi kapri eşofman altı, inekli çorap, soluk siyah tişörtle beraber full makyaj oturmaktayım. bu süper hareketimden önce yayılmış televizyon izlerken arada m.'le telefonlaşıp izlediğimiz şeylerin kritiğini yapıp milleti çekiştirirken birden dank etti : - ulen m. hayatımıza bak, ne haldeyiz ! öyle bir çekilmişiz ki kabuğumuza, yaptığımız dedikodu bile televizyondaki gereksiz adamlarla ilgili hale gelmiş. vah zavallı ben! öğlen b. uğradı, çok güldük her zamanki gibi. ben erkeklerden bahsederken "ikimiz de eğleneceğimiz birini arıyoruz" gibisinden birşey dedim, meğer o işten bahsediyormuş "ben eğlence aramıyorum, işimi yapar çıkarım, müzik bile istemem" dedi. ondan sonra toparlanmamız zaman aldı tabi. ne demişler "tak fişi, bitir işi" ayağımı yerden kessin yeter be :) günün şarkısı: the killers - mr. brightside | ||
|
|
||