|
22 Mayıs 2010, Cumartesi
saat: 08:00
kısa kısa... * cumartesi sabahı bok mu var bu saatte uyandım? hayır. birazdan doktora gideceğim zira. motosiklet eğitiminde pert olan ve hala tam olarak iyileşemeyen sağ elim için artık bir şeyler yapmam lazım. geçen gün baktım tırnaklarımı bile kesemiyorum, bir ortopediste gitmemin vaktinin geldiğini anladım. umarım ciddi bir şey yoktur. * g. aradı. bu sefer açtım. işte klasik ''naber? nasılsın?'' bu haftasonu için çıkamayacağını, zaten benim de bir takım planlarım olduğunu bildiğini, hani aramıyor sormuyor diye düşünmemi istemediğini söyledi. iyi de öyle düşünmüyordum zaten? * geçenlerde bir kedi yüzünden ehliyetimi kaybettim. nasıl oldu? bisikletle sahilden giderken çimlerin üzerinde mal gibi yatan kediyi görünce durdum. meğer arka ayakları sakatmış. kenara koymak isterken parmaklarımdan birini hart diye ısırdı it! biraz kanadı tabi. bisikletin çantasından kolonyalı mendili çıkartayım derken o sırada düşürmüşüm. bir kaç gün sonra polisin biri aradı. vatandaşın biri bulup kendisine telim etmiş. nasıldı o laf? hah! allah sevdiği kuluna önce eşeğini kaybettirir, sonra da buldururmuş. * haftaya t. gelecek. çok heyecanlıyım! * yağmur yağıyor hala. mis gibi. yağmasa idi karaburun'a gidecektim annemin doğumgününü kutlamaya. kısfmet değilmiş demek ki. * biraz daha kilo vereyim de yeni bir bikini alayım. moral motivasyon olur. | ||
|
|
||