24 Mayıs 2010, Pazartesi
saat: 13:40


güllük canım,

kabuklarımı yolmayı bıraktım zira kendi kendilerine kırılıyorlar.
özledin di mi beni? evet evet ben de seni canım.

bak şu "çok muhabbet tez ayrılık getirir" lafı hakkaten doğruymuş. haberin olsun önlemini ona göre al. ki kimse kaçmasa sen kaçıyorun oolum!

hayat kör topal ilerliyor. genel olarak güzel. eğlenceli. yine kalabalık malum.
geçenlerde yani 19 mayısta burgazım adama gittik. ve gördük ki ben nerdeyse adanın yerlileri kadar iyi biliyormuşum orayı. mutlu oldum lan.
bu aralar çok lanlı lunlu konuşuyorum kusuruma bakma. ama merak etme ayağımdan topuklu ayakkabıyı e azıcık alttan azıcık da üstten dekoltemi ihmal/eksik etmiyorum. yani içimdeki hayvana rağmen dışımı kadın tutmaya özen gösteriyorum ki saçlarımı da boyayıp bir de fönler çekmem cabası. artık sen hayal et beni...

serciom ve belloşumla çok fena geyiklere gark oluyoruz. ben daha çok mutlu oluyorum.
uzun zamandır ilk defa birine yan gözle baktım. onun da sevgilisi varmış. üzüldüm ama en azından hala böyle hissedebildiğimi bilmek de yetti ne yalan söyliim.
yok canım sütten ağzı yanan yoğurdu görünce sopasını saklarmış ya ben daha beter olduğum için merak etme uzaklardayım uzaklarda kalacağım. en azından hala birileri beni etkileyebiliyor ki bu güzel bi durum di mi?

kendime sıkı bir çadır alıcam ayın başı geldiğinde ve tüm yazı hafta sonlarında orda burda kamp yaparak geçiricem nasıl? evet ben de çok sevdim bu fikri =)

çok işim var lan. fak!
hadi öptüm sevdim seni.

hah sahiden özlemişim bu arada ;)


istanbul
hosting