24 Mayıs 2010, Pazartesi
saat: 15:28


yaa iste boyle guncuk. bir hafta sonra yeniden ailemle yasamaya basliyorum. kendileri evde zaman geciren insanlar degiller gerci. yine de bir garip. tum yasam duzenleri ise gitmek ve eve gelmekten ibaret. belki onlara bir faydam olur diye umuyoruz. bana hep planli programli bir hayat sahibi olmam gerektigini soylerlerdi. ben de onlara hayat sahibi olabilmeleri icin bir plan program onermeyi dusunuyorum. hic ihtimal vermiyorum ama keske babamla beraber gitsek dans derslerine. yavrum benim, dogru tempoda alkislayamaz bile. muzigi en cok arabasinin radyosundan dinler, sonra efkarlanir ellerini havada iki yana sallar, bu sirada ben genellikle 'baba, direksiyon!' diye bagiriyor olurum. o yine nesesini bozmamaya calisir. benim babam surekli aslinda tutmayacagi sozler verir. bu huyundan nefret ettigim icin sozum benim icin cok onemlidir. oysa sanirim gerceklesmeyecekse dahi o heyecani yasamani ister. babam son otuz yilda belki otuz gun ise gitmemezlik etmistir. ailesinden, hele annesinden hic soz etmemistir. gencliginden hic soz etmemistir. askerligi ile ilgili ancak bir defa konusmusuzdur. yani bana kendisini tanitacak cok veri sunmamistir babam. belki onun icin hep acimasiz olmusumdur.
annem de ayri bir psikopattir. belki babamdan biraz daha cok yonlu ve yeteneklidir ama yaptigi her isi o da asiriya goturur. okumaya baslamissa bir kitap okuyamaz, on kitap okur. orgu ormegi ogrenmisse bir atki ormez, bir oda dolusu orer. nasil bir enerjisi varsa..
ikisinin de guzel yani dogru ortamlarda cocuk gibi gulmeleridir. babam ben onu sevince guler, annem dogaya vurgundur.
ikisinin de pek arkadasi yoktur. belki son bes on sene icerisinde bir iki kisiye arkadaslik edecek kadar guvenebilmislerdir.
yazik.
ogrenecek yasa geldilerse biraz yasamaya calisacagiz beraber. buna biraz seviniyorum.
ama simdi kariyi kizi babamin evine mi aticam oglum!
pek kederliyim. nasil anlatsam..

yaa iste boyle guncuk.

istanbul
hosting