24 Mayıs 2010, Pazartesi
saat: 17:41


bi' evvelki günceme kısmende olsa biraz gireyim dedim, yoksa bu da yapılmamışlar listesine girecek.

bin tane ayrı tarafından irdeleyebilirim, ama şu an için bir tarafını söyleyeceğim, başka güncelerde başka yerlerini söylerim

bana mesaili işlerde, başkalarının işlerinde çalışanlar sanki gerçekten mutlu olamazmış gibi geliyor. ama salak amerikan filmleri ve bilimum başka organlar şehirde yoğun çalışan insanların sosyal hayatlarına muhteşem fizikli karşı cinsler koyup bol bol eski rock parçalarından oluşan arka fonlara iyi açılı sevişmeleri ekleyip 'bakın aslında hayat böyle çok güzel' diyormuş gibi empoze ediyor. salak amerikalılar...

neyse.. ;

yurt dışına başvurularla uğraşıyorum, aslında ispanya olsun diyorum, en azından dil öğrenmekle uğraşmam, ama çalışacak iyi birileri pek yok, trieste, zurich ve kopenhag önceliklerim şu anda, ya da bilmiyorum belki hiç gitmem. araftayım resmen zihnim bir bahçede ben bir taş yığınındayım resmen. bilmiyorum, 3 farklı ihtimal var, en çok istediğim olursa gitmeyeceğim hiç bir yere, belki sadece izmir e yerleşirim, motor alırım filan, 2. si olursa birincinin istanbul versiyonunu yaparım. 3.sü olursa giderim bir süre avrupaya (ki bu beni korkutuyor) hiç biri olmazsa salak bir işe girer mutlu taklidi yapar maaşımın hatrı sayılır kısımlarını öğle aralarında ve haftasonlarında zor telafuz ettiğim basit yemeklere harcayıp ortalama aptal bir insan gibi yaşayıp ölürüm.

ne kadar da iç açıcı.. :)

istanbul
hosting