25 Mayıs 2010, Salı
saat: 01:10


never acid again- acid again bu sözler ve şarkının tınıları ya da helezonları omuzlarıma masaj yaparken, farkettim: tekrar tekrar dinlediğim şarkıların uyuşturucu isimleri oluşu ne kadar ürkütücüyse bir o kadar cezbedici. hayallerimde karanlık, dumanlı, kayıp ritimlerde ağır ağır dans eden kendimi kaybetmiş hallerimi görüyorum. sallanışımın etrafımda adeta bir ayin yaptığım insanlar, gözlerim kapalı. siyah-gri makyajımı bile görebiliyorum. gülümsemeye çalışıyorum onu bile beceremiyorum. mevzunun özünü bu maddeleri alıp almamaktan çok, ruhun kaybolmuşluk hissini fiziksel olarak içime çekmek olarak düşünüyorum. yarın belli mi, geçmişimde yüzmüyor muyum? işte bu yoğun sıvıda hareket etmek için, başka sıvılara vurmamak için, ani uyanmaları rüyada yere çakılmak sanmamak için, durmadan yavaşlatıyorum zamanı.

istanbul
hosting