25 Mayıs 2010, Salı
saat: 15:07


amerika'dan sipariş verdiğimiz bikiniler geldi :o)) üstünün süngeri yokmuş ama yine de güzel oldu.. yani fena durmadı.. ama altı düdük kadar kaldı. şimdi diyeceğim ki benim popo büyük ama yok, bikininin arkasını avucumun içi kadar yapmışlar.. sevgilim kesin izin vermeyecek onu o şekilde giymeme.. ulan teaaa amerika'lardan getirttim.. gelmesi için 1 ay bekledim ama sen kalk giyeme.. :o)) onun için bir formül düşündüm.. pembesi tutan daha kapalı bi bikini altı alıp bu bikininin kemerini ona taktıracağım.. orjinali gibi bir hava vermeyeceği kesin ama hiç hava vermemesinden iyidir.. :o)) ah aaahhh victoria.. az daha kumaş koyamadın mı şuna!!! popomu secret yapamıyorum :o)) aha ahaha..

cuma günü erken çıkıp bursa'ya gittim. sevgilimle terminalde buluştum. daha doğrusu buluşamadım. başka arabayla gelmiş.. hiç dikkat etmedim. neyse sonra farkettik birbirimizi. girdik ikea'ya.. saat 17:00 gibi. saat 20:00 gibi izmir'den gelen kardeşi tv ünitelerinin orada yetişti bize.. birkaç ıvız zıvır ile yatak odası takımı ve sevgilimin o çok beğendiği deri stockholm'un barkodlarını aldık geldik kasaya :o)) saat 22:00.. mağaza kapanmak üzere.. alışverişin 2.500 TL'sini axess kart ile ödedik ama kalanını ödeyemedik :o)) kartlarda sorun yaşadık. 22:40'a kadar uğraştık. en sonunda hiçbirşey almadan çıktık :o)) mağaza kapandı, ışıklar kapandı, herkes gitti.. kasada iki kız ve sanırım onların sorumluları kaldı.. nasıl bir rezillikti anlatamam.. 3 saat boyunca seçtiğimiz şeyleri alamamaktan çok onca insanı -özellikle o 2 kızı çünkü 2si de evliydi- beklettiğim için çok kötü hissettim. neredeyse ağlayacaktım..

ertesi sabah erken kalktık. hemen ikea'ya gittik. cuma günü seçtiğimiz şifonyer ve komidini değiştirerek bütün istediklerimizi fazlasıyla aldık :o)) yine aynı kıza gittik.. bizi hemen tanıdı tabi :o)) kartı gelmeden denediğimizi ve sorun olmadığını söyledik ve eşyaları minibüse yükledik :o)) cumartesi günümüz montaj ile geçti. sevgilim, kardeşi ve ben yatak odası için aldığımız gardırobun sadece iskeletini kurabildik :o)) ben arada yer süpürüp sildim.. annesi balkon yıkadı.. hepimiz çok yorulduk. öyleki akşam annesinin yaptığı bir tepsi patlıcanlı böreğin -hiç abartmıyorum- yarısını yedim :o)) nereme yediğimi ben de çok merak ediyorum.. ama süper olmuştu be.. walla şimdi olsa yine yerim yine yerim..

pazar günü sevgilimin annesinin doğumgünüydü. saatimi kurmuştum ama telefonum kapanınca çalmadı.. enterasan. çalması gerekmez miydi? neyse babasının sesine uyandım zaten.. hemen giyindim.. normalde giyinmem ama özel bir sabah olduğu için yanlarına pijamalarla çıkmadım. mutfağa gittim ilk işim annesini öpüp kutlamak oldu.. sonra kahvaltı yaptık. bizim haftasonu kahvaltılarımız uzun oluyor biraz.. öğlen gibi sofradan kalktık işte :o)) sonra annesi ve babası bi başsağlığına gittiler.. biz de sevgilim kardeşi ve ben çıktık minibüsle. amacımız işyerlerine gidip minibüsü bırakmak ve arabayı almaktı. ama ben doğtaş'a gidelim ve beğendiğim bazayı alalım dedim. gittik, ölçülerini aldık. ama başlık çok kalın olduğu için yatak odasında koymayı düşündüğümüz yere sığmadı. can sıkıntısıyla çıktık ordan. hemen yanındaki seray'a.. mağaza kapalıydı. ben üzgün minibüse dönerken sevgilim ve kardeşi de gülüyordu.. çok sevindiler bu duruma.. amaaaaaa.. orada çalışan karı koca o binada oturuyormuş ve karı (kaba oldu ama) beni gördü ve işaret ederek kocasının geldiğini söyledi :o)) ve işte o zaman zafer benimdi! :oPp neyse geldi adam. mağazayı açtı zor bela. çıktık baktık benim için gelen koltuğa.. aldık gittik :o)) hazır elimizin altında minibüs varken orda bırakmayalım dedik. şimdi odamda :o)) evimin renkleri o kadar güzel olmuşki.. çok beğendim..

neyse bıraktık koltuğu çıktık yine. bu sefer işyerine minibüsü bırakıp arabayı almaya arada köpekleri doyurmaya..

istanbul
hosting