26 Mayıs 2010, Çarşamba
saat: 14:25


Üzerimde, nereden geldiğini ve neden yüklendiğini bilemediğim bir enerji fazlalığı var sabahtan beri. Öyle bir enerji ki etrafımı tekmeleyerek, dişlerini göstererek yarım ağız gülümseyen bir pislik edasında müthiş bir zevkle kırıp dökerek yıkasım var, geldiğimden beri yüksek volümde dinlediğim şarkılar da gazı verdikçe veriyor ama yeltenemiyorum, tutuyor beni bir şeyler. bir türlü atamadığım bu fazla enerji sinsi bir yılan gibi üzerimde süzülmeye devam ettikçe canım daha çok acıyor. sadece, anlamlandıramadığım bu dişli acıdan inlercesine bağırarak şarkı söyleyebiliyorum şu an. yetmiyor. yine de diyorum işte, az kaldı ortalığı yıkmama. Belki biraz sakinleşirim diye meyveli yoğurt yedim bana mısın demedi, kahveler içtim yemedi. ve sigara tüketimim arttı yine son günlerde, bir paketi aşmaya başladım. yemek desen, iki öğün denemeyecek kadar azaldı. canım istemiyor ki.

herşey basitleşmiş gibi görünüyor olsa da işin aslı öyle değil, içerisinde karmaşıklığını hala taşımakta ve arada sezdirmeden ruhumu sikmeye devam etmekte. sadece çaktırmamaya çalışıyor ve üzülüyorum çok, daraldı etten kafesinde bu ruh. elimden hiçbir şey gelmiyor, gelemiyor. tek yapabildiğim beklemek, beklemek, beklemek..

yalandan da olsa beklemek..
mümkün olduğunca kalabalıklardan uzak durmak..hele ki zeka yoksunluğunun farkında olmayan "insan"lardan.

Assos çekti canım..
neyse, yerine kahve içeyim.

redefine.


istanbul
hosting