|
27 Mayıs 2010, Perşembe
saat: 11:53
Haftasonu iş çıkısı, varolan keyifsizlik halinden kurtulmak , peşisıra mütemadiyen konuşma ihtiyacı hisetmek ve durumlara dair bok varmışçasına kritik yapmak istemenin getiridiği baskın duygularla önce dileği , sonrada selmini arıyıp gelsenize ulan dısarı diye buyurmuştum... Bu tavır sohbet etmekten ziyade bir mahale delikanlsının , adresi ve zamanı söyle tavrını andırdığından ve muhtemelen sinirimi biyerlerden cıkarıcağımı düşünmüş olmalarındanmıdır nedir bilemiyorum ikiside aynı anda satma becerisini gösteriverdi beni...Bu tavra karşılık elbet geri durmadım ve ahmet çakardan aldığım cümleyle ,"adam değilsiniz ulan" deyiverip mevzuyu kapattımmm...! Ne var ki bu benim enginlere sığmam taşarım ama , ruh halimi gidermeye yetmemişti, taksime vardğımda selmin hanımı, delikanlılığın bütün artistliğini yiyerek , uykusuzda ki çocukların isimleri neydi lan gibi bir bahaneyle yeniden aradım, delikanlılığın yollarıda sonuçta böyle bişiydi... iyi bir bahaneydi, zira iki yılın sonunda halla isimlerini öğrenememiştim... Gel görki sökmemişti elbet , beklenen üzere isimleri verilmişti uzun saçlısı hakandı , keldaşım olansa kadirdi... Bu kadarmıydı evet bu kadardı, gelmiycekmiydin halla yani...? temizlik yapıyoruz dedik ya...! temzilik kovalsın seni...! gibi cümleyle mahale delikalığındaki pozisyonuma geri döndüm ve elbet yiğitliğe bok sürdürmedim...! sökmez efendim... Giderim pasa pasa otururdum ben kadirimle hakanımlaaa... Gittim efendim kadir vardı hakan yoktu... İki selamın ve ayak üstü sohbetin ardından nasıl bir hissyatsa , satranç oynayalım dedım , rövans ısterım ben diye , hakan yok arat tekim buralarda seklinde cevap verdi...! İşte bu bir kıyamet alameti olmalıydı... bir gunde üçüncü hatta dördüncü reddelişimdi ve kös kös yanlız bırakılışımdı... Aynı "adam değilsin" tavrını ona da yaptım... üzerine de "sendemi lan" gibi bir ifade koydum... muhtemelen cok siklemedi... ÇAy demlemem lazım hesabı, dondu kıcını, akılndan neler geçirdiğini tahmin edebiliyorum ama...! Neyse efendim şaka bir yana "uykusuz" mekan olarak gayet muhabetli bir yer, bu iki abimiz işletiyor Mcdoneld'ın sokağından azıcık yukarı vurduğunuzda solda hizanızda görülünebiliyor , güzel insanlar kendileri , gidin görün derim ... Yanlız bizim için artık cafe tadından çıktığını söylemek isterim, insan gittiği yerden çay istemeye utanırmı, utanır ... ayıp olur ben alıyım tadında kalkıp sen alıverebiliyosun... baba tekmişsin pazar gunu haliyle istersen bulaşıklarada bı el atıyım da dıyebılıyosun... "biraz yalakalık yaptım tabi , hakan'ı direk sattım orda , bak hakan'da seni yanlız bırakmıs, , benide yanlız bıraktılar ,ama ben seni hiç yanlız bırakmam biz iyi arkadas olabiliriz aslında , gel siktiret hakanı gibi..." Benden daha erdemli çıktı kendisi...! "kibarca ben yıkarım bulasıkları dedi , suratımada ne iğrençççççç bi herifmişsinde haberim yokmus edasından bakıverdı" çayın parasında utanıyım dıye alamadı muhtemelen , ama arsızlık diz boyuydu, yırttım cay parasından seklınde kısa günün hesabını yaptım direk...! Evet sanırım böyle bir yer oldu uykusuz son ıkı yıldır bizim için ... İsimlerini yeni yeni öğrendiğim , arada kadir'e hakan hakan'a kadir dediğim ... kadire , kenan dedğim de oldu sanırım ... Taksime gidipde başka bir yere gitmez olduğumuz bir mekan tafsiye edilir , ayırca sunca zamandır burda yazan guncemın sakını olan ve uykusuzun müdavimi olan dost kısvesıne burunmus arkadaslarda bundan bahsetmedikleri için buralardan utanmaya ve günah çıkarmaya davet ediyorum ...! Mevzuya dönücek olursak KAdir'den yüz bulamayıp , bir hafta sonu gazeteye yumulup cay ve sigara tükten ve yanlızlığından keyıf alan insan profılı cızmeye karar verdim... yalannnn... en son istediğim şey yanlız kalamaktı... bir saat oturdumm radikal iki de nejat abinin röpratajını okudum , seviyorum ben kendisini... sonra tarafta ayse hur ablanın neden chp'den bi bok olmaz edalı uzun yazısınıda mideye indirdim, etyen abinin örneklemeden bi bok anlamıyan beyinlerimize inat soyut yazısınıda kendimi zorlıyarak okuyuverdım... Sonra tabi elbet sıkıldım... Kadire çayın parasını uzattım yok olmaz dedi, dostluk baska alışveris baska dedim , yuru gıt gıbı bır ıfadeye maruz kaldım, ama o yanlızlıkta alınmayan cay parasında , içimden boynuna sarılmak geldı, yapmadım tabi...! eyvallah deyiverip vurdum yolla... önce nevizadee ardından tünel derken dönüşte artık beyoğlunda her kösede gorduğumuz sokak müzisyenlerini dinleyiverdim... ÇAyın paralarınıda kendilerine hibe etttim , kadir'in emeği deyiverip , bu arada sanırım cebımde kı son paraydı o... Bir nevi hayattan bıkmıs cebınde kı son parasında sokak müzisyenlerine veren adamdım...! Sonra gittim bankadan çektim tabi... Dolmusçu abıler yeşilköye beleş götürmüyor elbet... | ||
|
|
||