|
01 Haziran 2010, Salı
saat: 13:49
Muhtemelen müdenasızlık böyle bir şey , yada benden sonrası tufan demek yine böyle bir şey... Yada vicdandan yana zerre bi bok kalmaması yine böyle bir şey... Ulus devlet denen ceberuttun, faşizimde en son nereye varıcağının göstergesiydi sanırım , bu yardım gemisine düzenlelen katliam... Mazlum bir halkın kendi mazlumlumluğunu unutup böylesi bir zalime dönüşmesi nasıl bir tattır hakikaten merak edilesi bir durum... Kendı sularında bile olmayan sadece yardım tasıyan bir gemiye , canı ıstediği çıkabılmek içindekilere kursun yağdırmak , ben yaptım oldunun mudanasızlığında nereye konulur bilmiyorum... İsrail halkı tarihinin belkide en faşist iktidarını başa geçirdi... Ve bu ikitdarın elinde halla o köhnemiş ulus devlet mantığından başka bir bok yok... Bu gun gazzle'de suren ablukanın , filistine reva görülen kuşatmanın , yıldırma ve baskı katliam politikasının başka bir izan tarzı yok... Sürekli bir güç gösterisi, sürekli bir bize bir yapana ben on karşılık veririm ve dize getiririmde öte başka bir politika üretemeyen ebleh beyinler sinsilesi , başbakanları çıkıp çok rahat sunu dıye bılıyor mesele biz televizyonlardan 16 can öldü diye duyarken gönül rahalığıyla sonuna kadar arkasındayım diyerek... Politika bunun için işte rezilikten başka bir bok değildir sanırm ... Zira insalıktan nasibini alamamanın bundan daha büyük bir tezahürü yoktur ... Bu ülkenin doğusu onca yıl savas catısma içinde ben kolay kolay onca çatısmadan 16 olü 80 yaralı gibi bır rakamı duymadım bu gune kadar... Sen silahsız bir gemiye baskın duzenleyıp boyle bır katiliam rakamına ulasabılıyorsan , ben bunun olabılcegını onceden bal gibi bildiğini düşünürüm... Bal gibi öldürmek için çıktığını düşünürüm... Bal gibi bunun olmasını istediğini için o gemiye çıktığını düşünürüm... Hoş gazze'den yasanılanların yanında israilden bunu beklemek safdillik oluyor tabi... Ama yok artık demektende alamıyor insan kendini... Aslında israyilin paronayaları bize hiç uzak değil... Onlarında dört tarafı yıllarca düşmanlarla çevriliydi, bizimde dört tarafımız düşmanlarla çevrili..?! Yılarca iç ve dış dusman martavallarıyla uyutula dururken ergenekonun ve susurluğun derin sularına gömüldük hepimiz... Bizde diyarbakır cezaevlerinde , ulcanlarda , adı hayata dönüş operasyonu olup içerden 100'lerce ceset çıkarken düzenlenen opereasyonları düşünmek lazım bi... Sadece yazıdıkları için 301'lerden onlaca yıldan ceza alan aydınları, güneydoğuda onca hak ihlalerini yakılan köyleri, dışkı ikram edilen köylüleri, poise taş attığı için onlarca yıl hapis cezasına çarptırlan çocukları bir akla getirelim... Geçen gün radikalde okuduğum haber... "isveç'te polise tas atan kürt çocuğu üç gün boyunca yaşlılar evinde hizmet cezası verildi" şeklindeydi... Çok fark varmı arada acep...! Evrensel değerler üzerine kurulmuş ,insanlığın birbirine hesap vermesi gereken örgütler , buralara geldiğinde ve bunu dünyaya duyurmak istediğinde "empreyalizmin usakları" olarak yorumlanıyor ... Durum israilde bu iktidarı israilin başına geçiren israil halkı içinde hiç farklı değil... Aynı ulus develetin paronayak manipülasyonu orda da mevcut... Belki ilk defa , ve allahtan , israil bu denli yoğun bir tepkiyle karşı karşıya kalıyor.. Bu işin başka yoluda yok dünyanın bütün ezilenleri top yekün sesini zulmeden ulus devlet zıhınyetıne karşı yükseltemsinden gayrı nihayi bir çözüm görmüyorum...Müslümanın , Hristiyanın , solcusunun, çevrecesinin, , anarştistin, feminisitin vs.. küresel bir birlik içinde sesini yükseltmesinden gayrı ulus devlet cebertundan kurtulmanın çözümünü bilemiyorum, ama yahudi düşmanlığa elbet düşmeden , fillistin halkını bombalamayı reddeden vicdani retçi askerleri, savaş karşıtı musevilleri unutmadan , ne zaman sadece kendimiz diye bildiğimizin dışında insanlarında bizle eşit olduğu ilkesini kabullenirsek , vicadanı ve dayanısmayı hayatın pratiğine otutursak o vakit insalığımızda dair de bir umudu barındırma hakkına sahip olabiliriz sanırım ... | ||
|
|
||