02 Haziran 2010, Çarşamba
saat: 02:15


baştan belirtmeliyim ki benim yazım değildir, alıntıdır. çok hoşuma gitti, paylaşmak istedim.


türkçe vardır. türkçe'de isimler vardır. isimlerde haller vardır. her halin bir adı vardır.

ben
beni
bana
bende
benden.

ben hali yalındır insanın. yalnız. düz ve kimsesiz. hiçbir ek almamıştır insan daha. hayatına hiçbir eki katmamıştır. yapım eklerinden korkmuştur, ona yeni bir anlam katarlar diye. çekim eklerinden korkmuştur, onu birine meylederler diye. öyle ya, -e hali yönelme bildirir. ya yönelirse insan birine? ya o herkesten sakındığı yalnızlığı yönelirse bir başkasının yalnızlığına? olmaz. ben hali vardır insanın. yalın, uçarı ve heyecansız. hiçbir heyecana hiçbir ek getiremediği haller. ben hali.

beni

nedir -i hali? gösterme bildiren hal. neyi gösterir? neyi olacak, ben halinin yavaş yavaş eridiğini. artık o yalın ve yalnız halde değilsindir. ismin -i halidir âşık olmaya başlamak. sorular gelir peşi sıra. ismin -i halinin biçimlendirdiği sorular. "beni seviyor mu, beni düşünüyor mu, onu sevdiğimi biliyor mu, başkası var mı gönlünde, kimi düşünüyor şimdi, seni seviyorum desem ne der, şunu alsam şimdi, bunu söylesem, onu düşündüğümü bilse, beni sevse, hep beni, beni beni..." -i hali vardır ismin. gösterme hali. tüm isimleri gösterip aşkı gizleme hali. beni hali.

bana

yönelme bildirdi artık halimiz. tüm yönelimlerini bir merkezde toplama. -e hali ile başlayıp -de hali ile biten cümleler kurma. cümlelerin ardına usul usul benlik sıkıştırma. -e hali tehlike halidir kimi zaman. hep 'bana' olma halidir. kendini sevme hali. sonra sorular, yerini cevaplara bırakır. "bana bakıyor, ona bakıyorum, ona söylüyorum sevdiğimi, bana cevap veriyor, kimseye değil, yalnız bana sarılıyor, ona yakınım, dokunsam şuracıkta saçlarına, gözlerine, dudaklarına, ellerine, yüzüne dokunabilirim, şuraya çıkıp bağırabilirim, şuraya, evet evet, işte şuraya çıkıp bağırabilirim: sana dokunuyorum ey sevdiğim!"

bende

-de hali hallerin en güzelidir. bulunma halidir. bulunma. geçişsiz bir fiil çatısı ile süslenmiş ne hoş bir kelimedir bulunma. kimin bulduğu belli değil, belli olan tek şey bulunduğun. artık yalın hallerin yalnızlığından ve -i halinin sorularından ve -e halinin cevaplarından bağımsız, bir başkasında bulunabilme cüreti göstermenin verdiği sınırsız özgüvenle bakıyorsun dünyaya. sen, bulunma halinin şişirdiği benliğinle dünyanın tek kralısın artık. "artık bende o, şunda bunda onda değil, bende o! elleri bende, gözleri bende, onda ne varsa hepsi bende artık, en çok neyi seviyorum sende diye sorduğumda cevap verecek. şurada diye işaret ettiğimde kalbimin üstüne bakacak kendini görmek için. sonra, sonra 'burada' diyecek bana; ellerini göğüs hizasında birleştirip gözlerime bakarken: senin yerin işte tam burada! bende artık o. hiç kimsede değil, bende!"

benden

ayrılma hali. sayın gramere sorsak tek bir harf oynar bu iki halin arasında. küçük ve biçimsiz bir 'n'. ha bende dersin, ha benden. o tek harfle gelir oysa ki çoğu zaman dünyanın sonu. tek bir 'n' ile bitiverir tüm hallerin çekimlediği isimler. artık çekim eklerinin ve yapım eklerinin yörüngesinden bağımsız, hiç kimsenin anlayamayacağı bir alfabe ile söylersin kelimelerini. kendini vurduğun hiçbir hal kabul etmez ismini. ismin hallerinden bağımsız düşersin. düştüğün yerde kendine bir hal edinmeye kalkarsın, beceremezsin. her hali kendinden menkul bir kimsesizliğe dönersin. başladığı yerde biter kelimen. "ben" olursun yine. yalın, kimsesiz ve sessiz. diğer hallerin kestiği racona uymak zorunda kalırsın. gramere çatarsın şuursuzca. sonra o hal, kimsenin girmek istemediği o ayrılma hali çöreklenir başına: "benden ayrılıyor, git benden dedim ona, dinliyor. senden vazgeçemem dedim, dinlemiyor. kimden öğrendi böyle gitmeyi, hanginden gördü böylesine acı çektirmeyi, benden gidiyor. hiç kimseden değil, benden gidiyor. ayrılıyor benden. ayrılma haliyle ayrılıyor. ben-den, gi-di-yor."

sonra hayat devam eder. hayat; ismin halleri ve ünlemler, edatlar, sıfatlar, soru işaretleri, noktalar ve noktalı virgüller çizer. her cümle bir sonrakine bağlanır. bazı cümleler yarım kalır, üç nokta koyarız. tek nokta yetmez yarım kalan cümlelere. derken hayata açıklama yapma yaşı çöker omuzlarımıza, iki nokta üst üste koyarız. başkalarının cümleleriyle konuşuruz ucuz entelektüel ortamlarında, tırnak işaretlerimiz artar.

bir bakarız ki ardından, yeni ve tertemiz bir sayfa çıkmış karşımıza. hallerin gazabından korka korka sesleniriz: seni ismin tüm halleriyle seviyorum. her halimle kal benimle...

istanbul
hosting