03 Haziran 2010, Perşembe
saat: 00:23


derinden gelen fısıltılar
ve her karanlık çöktüğünde hayalin
ve gündoğumları
zebaniler ateşten.

suların seslerini dinlediğim
mavı ırmaklar ve yeşil ormanlar
çok uzaklarda şimdi
ve ben bir zamanlar üzerine bastığımın altında.

ve derinden gelen fısıltılar
her karanlık çöktüğünde
ve ellerimi uzattığımda
sönen hayaller
bir cehennem azabı yanıbaşımda
ve rüyalarım hiç olmadığı kadar sen.

kokusunu unuttuğum baharlar
ve her yağmur sonrası ıslanan toprak
bedenimin üzerinde şimdi yokluğunda
ve dudak aralarımda çamurlar
her adını söylediğimde tıkanan nefesim
ve ciğerlerimde bitmeyen yaralar.


derinden gelen fısıltılar
ve her karanlık çöktüğünde yokluğun
zebaniler acıdan.
her gündoğumu ateşten tenime
bir cehennem azabı varlıksızlığın.


istanbul
hosting