04 Haziran 2010, Cuma
saat: 00:46


of davul of, yazdım 10 adet madde ama şarkı bulamıyorum. aklımdan hepsi uçtu gitti sanki. şarkıları eklemeden de koymak istemiyorum. bir de o zamanki kafama göre mi şimdiye göre mi koyayım ona karar veremedim.

saat: 01:01

davulum, çok zorlandığımı belirtmem gerek. ayrıca ilk defa isimler açık yazıyorum, garip geldi birden. buyurunuz:

1. 1988 veya 89 olsa gerek, 5 yaşındayım, değirmendere'deyiz. nenemle deniz kenarına inmişiz. lodos sonrası her yer yine deniz kabuğu dolmuş. çok güzel deniz yıldızları buluyoruz. canlı olanları geri atıyoruz. kumda at nalı izleri var her zamanki gibi. o yaşlardan beri topluyorum deniz kabuklarını, sonra annem bulup atıyor.

manic street preachers - tsunami

2. eylül 1994 / izmir. anadolu lisesi'ne başlıyorum, hem de ipek'le aynı okulu kazanmışız. en yakın dostumu, kardeşimi bu şekilde kazanıyorum. öncesinde de yazlıktan tanışıyoruz. müge'yle de aynı sınıftayız. o ilkokulda rakip sınıftan olduğu için başta sevmiyorum. ortaokul çok sıkıcı geliyor. "ben oyun oynamak istiyorum ama artık kimse oynamak istemiyor, öööyle oturuyorlar" diye dert yanıyorum anneme. büyümeyi o zamandan kabullenemiyorum.

fool's garden - lemon tree

3. yaz 2000 / ahmetbeyli. annemle yatak odasında otururken ömer'in intihar ettiğini öğreniyoruz. benim ilk aşkım. yıllar sonra görünce bile sesimin titrediği, büyüyünce evleneceğimi düşündüğüm çocuk. neden yaptığına anlam veremiyorum. çok kızıyorum. üzüntüden çok kızgınlık hissettiğim.

the doors - the end

4. yaz 2001 / ahmetbeyli. öss sonuçları açıklanıyor. itü'ye giremiyorum. ikinci tercihim olan mimar sinan'a giriyorum. o zamanlar bunun büyük bir şans olduğunun farkında değilim, çünkü taşkışla binasına aşığım. aslı arıyor, "itü mimarlık oldu" diyor. yazdığı tek mimarlık, sadece itü olsun diye yazıyor çünkü. benimse 13 seçenekten 7'si mimarlık. içimi korkunç bir kıskançlık kaplıyor. bütün siteyi ağlayarak koşuyorum.

the smiths - heaven knows i'm miserable now

5. 13.10.2004 / fındıklı. o gün çekilmiş bir fotoğraf duvarda durduğu için tarih kesin. neredeyse en zayıf halim. üstümde bordo bi bluz var. kendime çok yakıştırıyorum. kendime güvenim gelmiş. cesaretimi toplayıp kantinde ne zamandır hoşlandığım ama bir türlü konuşamadığım murat'la tanışıyorum. sonra bir daha konuşmuyoruz ama ben yine de umursamıyorum. konuşabilmiş olmak yetiyor bana.

jamiroquai - love fool

6. 10.3.2005 / istanbul. şükrü'yle tanıştığımız gibi çıkmaya(!) başlıyoruz neredeyse. sinemadan önce buluşmuşuz, elimi tutmuş. filme (ipler'di) geç kalmışım. film sırasında kızlara "benim galiba bi sevgilim var" diyorum. ben dahil herkes şok oluyor. 3,5 yıl sürüyor ondan sonra. birçok şeyin ilkini onunla yaşıyorum.

mfö - güllerin içinden

7. şubat 2007 / istanbul. üniversiteden mezun oluyorum, aynı hafta iş buluyorum ve yine aynı hafta yüksek lisansa başlıyorum. bunlarla beraber ayın 19'unda nenem vefat ediyor 96 yaşında. değerini geç anlıyorum. kendime onun çalışkanlığını örnek almaya söz veriyorum.

brazzaville - peach tree

8. nisan - mayıs 2008 / bodrum. gümüşlük'e zayıflama kampına gidiyorum. önceleri çok zor geliyor herşey ama sonradan bunun hayatımdaki en keyifli ve özel günler olacağını anlıyorum. hayatımda hiç bu kadar özgür hissettiğimi hatırlamıyorum. burada maç izlerken murat'la tanışıyorum. meşhur m. bu işte! hayata bakışımı topyekün değiştirmemi sağlıyor. ona çok ama çok şey borçluyum o yüzden.

duman - ah

9. ocak 2009 / istanbul - izmir. sokakta yürürken gelen bir telefonla annemin midesinde sorun olduğunu, ameliyat olması gerektiğini öğreniyorum. apar topar izmir'e gidiyorum, mide kanseri olduğunu açıklıyorlar bana. dünya başıma yıkıldı gibi geliyor. ameliyat geçiyor ama ondan sonra çok zor günler geliyor. bu yılı nerdeyse yaşanmamış sayıyorum bu yüzden.

the rolling stones - paint it black

10. mart 2010 / londra. babamın çok büyük bir kıyağı sayesinde tek başıma 11 gün gezmeye (ilk defa sayılır) murat'ın yanına gidiyorum. çok mutlu oluyorum. kendime güvenim geliyor bodrum dönüşü olduğu gibi. bu motivasyonun sebebi murat mı yalnız başıma kalmak mı bir türlü çözemiyorum. aptal aşık durumundan kurtulduğumu anlıyorum ama o hep hayatımda olsun istiyorum. sıfatı ne olursa olsun.

the clash - london calling

istanbul
hosting