|
04 Haziran 2010, Cuma
saat: 03:17
delirmeye çeyrek kala hayatta kalma denemeleri, kırmızıyı özledi yeşili özledi.. boktan kontrastlardan, freudyen sohbetlere yol alırken aynadan yansıyan Foucault kafası özledi.. Adorno'yu öpesi, Heidegger'le kırlarda koşası geldi..kırmızı kırmızı rujlarıyla kafasında kelebek tokası özledi... yahu ben burada nasıl yaşadım...nasıl öldüğü böyle mi gösterilir insana?.. bir cehennem anlatısı olarak sence de ayıp değil mi bu? yakışmış mı sana ey egosu varlığını kapsayan? ey yerdeki, gökteki her yerdeki big bro? Ayy biliyorum ben bakarken soyunamıyorsun sen.. 'divan'a uzansakta üstüne çıksam diyorum.... benliğinin bir prototipi olarak beni sevmeye şahlanmadan hemen önce sen.. diyorum ki pratikte yaşam öyle 'becerilmiyor' du aslında... diyorum ki uzaktayım .. yakala beni! Dear God we need to talk! | ||
|
|
||