|
04 Haziran 2010, Cuma
saat: 23:04
Biz değil miyiz topraktan yaratılanlar? Özümüzden koptuk haberimiz yok. Bir de hala mutsuzluğumuzun sebebini arıyoruz. Çıplak ayaklarla kumsala girdiğin anı düşün, bir yaz günü bahçeden topladığın taptaze sebzeleri, üzerinde hala toprak kokusu olan çileği, saksındaki çiçeklerin kokusunu, dalgaların ezgisini düşün. Hepsi seni sonsuz ve tarifsiz bir mutluluğa ulaştırmıyor mu? Sence neden? Sadece bir düşün. Sabahları beni 5.30'da uyandıran kuşu seviyorum, toprağın bana verdiği taptaze sebze ve meyvalar ile karnımı doyurmayı, çıplak ayaklarla toprağın üzerinde yürümeyi, saçlarımı rüzgarda savurmayı, tenimin güneşle beslenmesini, yıldızların yolumu aydınlatmasını, bulutların yağmuru getirip beni serinletmesini, karın tüm kirleri örtüşünü seviyorum. Mutlu olman için gereken her şey etrafında iken nedir bu inadın? Aldatmak, aldatılmak, yalan söylemek ve kandırılmak için gösterdiğin bu çaba niye? Sahip olduğun bu evren için şükretmeme sebebin ne? The world is such because you are such | ||
|
|
||