05 Haziran 2010, Cumartesi
saat: 00:56


Bugün okuldaki dolabımı topladım. okulla olan son bağım da kopmuş oldu. Garip oldum. 3. sınıftan derslerimle ilgili notlar,yazılar çıktı. prozodi'den kalma parça incelemeleri falan. Dolabıma isim ve tarih attım sağ tarafına. ardından anahtarı teslim ettim. Vay be 3 yıllık dolabımdan ayrıldım.

Bütün sene fotoğraflar çekinmeliyim dedim adam gibi 2 tane fotoğrafım olmadan üniversite hayatımı sonlandırdım.

Kimileri eskiyi hatırlayıp dövünmeyi pek sever. Ben öyle değilim. Eskiye hiç bir zaman öyle çılgın gibi özlem duymamışımdır. Kimileri keşke çocuk olsam diye ağlanır. Ben asla demem keşke çocuk olsam diye.

Hayatımın hiç bir gününe keşke dönebilsem dememişimdir. Zira daha güzelleri beni bekliyor.


bugüm meltem geldi bizim tayfayla beraber takıldık. meltem olunca sik kafalı gözdenin saçmalıkları fazla rahatsız etmedi. bir insan bu kadar mal olur ancak. hayatında ilk defa tanıdığın kızın yanında yapma bari şu dikkat çekmeye çalışma çabalarını... eşek götü gibi suratını asıp oturmalarını. hayatında ilk defa beraber oturan kız bile ne mal olduğunu anladı yani niye böyle yapıyor dedi.


Duyguya dün biraz alttan alta bana sürekli mesaj atıp durma ben sıkıya gelemem rahat bırak beni dedim,bozuldu ama o olaydan beri tek mesaj atmadım. sevgilim değilsin birşey değilsin bıkmışım ben böyle saçmalıklardan liseliler gibi mesajlaşmaya gelemem.

Bugün fark ettim de dışarı çıkınca artık öyle sağa sola bakmıyorum. Bayağı gözümü dışarı kapattım mı ne :P Hayır ortada fol ve yumurta namına hiç birşey yok. Ben yine kendi kendime gelin güvey oluyorum galiba :D

Geçen gün chopin ballade no.1 g minor dinliyordum ki anam bir bakmışım hayallere dalmışım böyle. ya ben ne kötü bir bünyeye sahibim ya böyle vals,tango,ballade gibi şeyler dinlerken acaip hayallere dalıyorum.

ne bileyim böyle uzun elbiseler içinde beraber yolda yürüyoruz ne güzel muhabbet ediyoruz falan ne bileyim.

Mesela şimdi de Schostakovich Jazz suite waltz 2'yi dinliyorum. Büyük bir salonda dans ediyormuşuz sanki. Bembeyaz bir elbisesi var uzun böyle basit bir elbise,ayağında babetler var. Biliyorum öyle bir davete böyle şeyler uymaz ama olsun onun zarafeti zaten kıyafeti güzelleştiren sadece dışı değil ki içi de güzel.

Bakalım pazartesi günü buluşucaz. Herşey gayet doğal bir şekilde olacak. Akışına bırakıcam.


Üniversiteyi bitirdim günlük. Şaka maka bitti. Elimde ilkokula başladığım gün çekilmiş resmim var. Büyüttüler bu çocuğu. Aşkla,hırsla,umutsuzlukla,azimle,kararlılıkla.

Diyorlar ki yuvadan uç artık. Karış artık havaya,toprağa. Dinlemeli artık hayata karışmalı. Durmaz bu çocuk artık buralarda. Kendine hayat kurmak ister. İsteklerinin peşinden koşmak ister. Onlar için para biriktirmek ister. Tek başına yaşamak ister. O evin bir kadını olsun ister. Skor olsun diye değil aşk ile sevişmek ister. Saçlarının ucundan tırnağına kadar onu sevgiyle öpmek, sarılarak ısıtmak kokusunun yatak odasına dolmasını ister. Ellerinin sıcaklığını sırtında hissetmek ister. Uyandığında gözlerini açmadan önce onun kokusunu içine çekerek güne başlamak ister.

Çok şey ister bu çocuk çooook :)

istanbul
hosting