|
06 Haziran 2010, Pazar
saat: 13:29
bulutlar toplanmaya başlamıştı. birazdan sağlam bir yağmur bastıracaktı belli ki. en sevdiğimden! garson kız masaya yaklaştı: - birer bira daha alır mısınız? bir an evvel eve gitmek istiyordum, o'nu da alıp. - hayır. kalkalım. - teşekkürler. hanımefendi müsaade etmediği için hesabı alalım biz. - ahajhajha! - ahajhajha! taksiye bindik. zira buluşmadan evvel bir güzel fön çekip şekillendirdiğim harikulade saçlarım ıslanmaya başlamıştı. yalana bak! saçlarım umrumda değildi. eve gitmek istiyordum, o'nu da alıp. spartacus'ün birinci bölümünü açtım. sevdiğim şeyleri diğer insanlara da göstermek gibi bir alışkanlığım yoktur halbuki. izlemeye başladık. bir ara kafamı omuzlarına yaslamışken yüzünü saçlarıma gömdü ve derin derin içine çekip kokladı. işte bu! emlakçı evi göstermek için kapıyı çaldı. müsait olmadığımı söyleyip postaladım. | ||
|
|
||