|
07 Haziran 2010, Pazartesi
saat: 02:31
Baharı getirirdi ses tonun, Islak saçlarında gizliydi paha biçilemez kokun Üstü örtülmüş her sevdanın, Söylenememiş bütün kelamların, Sırası hiç gelmeyen öpücüklerin pişmanlığıydı bu. Kadınım..... Dertli dertli ağlamaların vardı, Sızlanmaların.. Gül dökmesi kolaydı yollarına da, Ömrümü döktüm sana tel tel.. Oturup karşına, seni süzmek vardı.. baştan aşağı sana koyulmak vardı bütün gece.. dokunmadan.. Hiç kırmadan, kırıtmadan.. Seni sevmek vardı kahredici uzaklardan.. Yolları kısaltıp, sana varması.. Taze gökyüzünde süzülmek, Karanlık akşamlarda sabahı beklemek vardı.. Seninle bir ömür nasıl yetecek derken, Anılar kadardı mutluluk artık.. Sevmeler boşaydı, Gelmeler hata.. Hayatı kollarımın arasında tutabileceğimi sanıp da, Akıp gidişini seyretmek var şimdi.. Doymadan göğsümü sana yaslamak geçiyor içimden.. Bakışlarını yakalamam gerek, Dudaklarını izlemek.. Kadınım.. Nafile yollardan geri dön. Geri dön.. Dayanması imkansız bu acıya, Alışması olanaksız. Ya bu acı bitirecek beni, ya sen bitireceksin bu kederi.. Geri dön Kadınım.. Gururu silip de haykırıyorum bak sana.. Her köşe başına adını yazdım, Her kaldırım taşına.. Bir gün.. Hiç değilse bir gün hatırla bu adamı.. ve o gün geldiğinde geri dön, belki ağlarken bulursun beni, Belki de mezarımı.. BA | ||
|
|
||