08 Haziran 2010, Salı
saat: 09:50


Evrendeki en kibar 2. minibüsçüye bu sabah rastladım. İlkinin oğlu olması çok muhtemel olan bu yeni sürüm, yağmur sebebiyle ıslattığı yayalardan özür dilerken günaydın ya da iyi günler gibi medeni insan seslenişleriyle de yolcuları şaşırtmayı başardı.Hala gelemedim kendime.

Fakat koduğumun havası acımadı. Üsküdar tarafında dizime kadar ıslandım. Bizi kurtaran yolcu otobüsünün şoförü bizi aldıktan 5 adım sonra yardım için el sallayan kadına durak dışında yolcu almam, şurada bekle dedi. Herkes mi delirdi?

Taksim esnafı 09:30 itibariyle ıslak giysilerimden kurtulmama yardımcı olmadı. Çünkü hepsi kapalıydı. Bir de kahvaltı yaptığı için beni mekandan kış kışlayan amca vardı ki, anası hakkında hoş şeyler düşünmediğimi itiraf etmeliyim. Beni gidi gidi.

Kısaca İstanbul'da yağmur yağdı havam değişti. Çoraplı ayaklarıma eşlik eden parmak arası terlikler (tenk yu Collezione, sattığın her şey 3. kalite ama sabah sabah açık olabiliyorsun) bugünün gidişatı hakkında bir ipucu vermekte.

Kısaca sik gibi bir gün.

istanbul
hosting