|
08 Haziran 2010, Salı
saat: 16:06
Yasak meyvayi yemeseydi Adem, nerden bilirdi Ademligini degil mi? Cenneti kaybetmese nasil bilirdi degerini? Hatalar yapmasak biz nasil ogrenirdik? Bizi tum yaratiklardan ustun kilan ama ayni zamanda da zayif kilan ozgur irade olmasaydi, hata yapmanin o vazgecilmez hazzini tadamazdik ve sonrasinda da yaptigimiz hatadan aldigimiz derslerle yuceltemezdik ruhumuzu. Bir emek sarfetmeden bize zaten layik gorulmus cennet mi daha degerlidir yoksa ugruna emek sarfederek tekrar kazanmak mi cenneti? Hangimiz isirmazdik ki o elmayi? Kaybetmene yol acan meraktan, gururdan, zayifliktan, ofkeden, nefretten arinip; sevginle, hos gorunle, emeginle bir seyi tekrar kazanmak daha once sahip oldugundan da buyuk bir huzura erdirmez mi insani? Insan artik hem hata yapmanin o cekici hazzini tatmistir, hem de tekrar ait oldugu yere donme sansina sahip olmustur. Affetmek, affedilmek... Insana sunulmus en buyuk ayricalik. Kimse kimsenin cezasini vermeye kalkismasin diye bize sunulmus bir yucelik. Ben kendimden de gecip seni affediyorum, kendime ragmen 'biz' diyebiliyorum. Cunku ben artik 'ben' degilim, ben senim, sen de ben. Bu yol kalbi ates ile temizlemek'mis Cunku ben seni savasin, aldatmanin, yalanlarin, gururun oldugu dunyadaki aklim ile degil, ozu cennet olan kalbim ile seviyorum, kavganin, intikamin, gururun, zaman kavraminin olmadigi bir yermis orasi, gormesem de biliyorum, hep bilir gibi, ordan dustum, oraya donebilmeyi umuyorum. Hamdim, yaniyorum ve pismeyi umuyorum. Alice'in beyaz tavsanin pesinden gidisi gibi, biz de bir yola ciktik beraber, O'na dogru. tek basina yurunemeyecek bir yol, ama ayni zamanda oyle bir yol ki iki kisi icin cok dar. Oyleyse BIR olabilmeliyiz o yolda yurumek icin, Sen ve ben olarak degil, Biz olarak, Bir olarak. Birbirimizden ustun olarak degil, denk olarak. Ying ve Yang gibi, Ne siyah beyaztan fazla, ne de beyaz siyahtan fazla olmali. Yuzun hep kalbine donuk olmali tipki yana yakila ASKla donen semazenler gibi, tipki birbirini tamamlayan Adem ile Havva gibi. Neyi ariyorsan O'sundur demis Mevlana, ask'i aramadiysan gercekten tum bunlarda sana LOST'un sonu gibi sacma gelecektir. Kusuruma bakmayın benim, dostlar, bağışlayın beni. Ben davullara, bayraklara aldırmayan bir padişahın yoluna düşmüşüm, deli divane olmuşum. Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben, çok uzaklardan geçen bir hayal gibi. Ama yok da sayılmam hani, var olan bir şeyim ben. Haydi ben bensiz geleyim, sen sensiz gel. Ne varsa şu ırmağın içinde var, soyunalım iki can, dalalım şu ırmağa, hadi. Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük, bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri. Bu ırmakta ne ölmek var bize, bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert. Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan, bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret. Durma, çabuk gel, gelmem deme. Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum, senin şânına sadece gelmek yaraşır. | ||
|
|
||