|
08 Haziran 2010, Salı
saat: 19:01
Cuma onu Assos'a uğurlamak için Kadıköydeydim. Saat 10 a kadar oturduk 3-5 kişi, gayet güzeldi komikti. Küçük minik şeyler oldu bana dokunan, biraz üzdü biraz güldürdü. Sonrası gün sanki denize girecekmiş gibi kendime bir şort mayo ya da deniz şortu aldım. (hangisi doğru bilmiyorum) Pazar akşamı da şu an bulunduğum yere geldim. Çanakkaledeyim, abimin bir iş için gelmesi gerekiyordu, yengemin ailesi buradaydı 5 gün kalacaklardı. Ben de "belki denize gitme şansı olur , olmadı değişik olur " diyerek geldim. En son Bozcaada da 3 sene önce falan denize girmiştim. Ki o da beni melankolik yapan anılara sahip. Neyse dün , yukarı aşağı yürüyüp dondurma tüketerek gezdik biraz. Bugün de öyle gibi oldu. Hava durumu 2 gündür gök gürültülü sağanak yağış dese de bir şey yağdığı yok merkeze. Umarım yarın daha da sıcak ve güzel hava olur da denize gidip girebilirim sonunda. Hafta sonu da belki istanbula belki de assos a gideceğim, lise mezunu işşizin 3 yıldan sonra son tatili de böyle bitecek herhalde. Umarım assos işi olur . Akranım olmayınca yabancı bir şehirde biraz dallama duruşa ve goril bakışa sahibim. Dışarı çıkıp amaçsızca gezmeli mi yoksa abimin -Al kitap oku lan! diye verdiği Fantastik edebiyat olmadığı için önyargılarımla aldığım kitabı mı okusam. Falan filan. Bu arada troy filminin atı, eski attan daha güzel gözüküyormuş. Şöyle fonksiyonel minik bir oyuncağı olsa alacağım şahsen. | ||
|
|
||