|
09 Haziran 2010, Çarşamba
saat: 02:13
bavul toplamaya çalışıyorum, hiç bu kadar başarısız olmamıştım. hiç gidesim yok izmir'e. normalde yarım saatte biterdi yoksa bu iş. kendimden memnun değilim bu ara. bir de insanların küçücük sorunları kendilerine nasıl dert edinip büyütüp kocaman hale getirdiklerini gördükçe iyice deliriyorum. ben mi fazla rahatım, onlar mı çok takıntılı bilemez oldum. yine de 30 kilo fazlası olan bir insan olarak 3-4 kilo fazlası olan bir insanın sırf altına kuzeni tarafından "şişmişsin" diye gelen yorum yüzünden birlikte çekilen tek fotoğrafını kaldırtmasına aklım ermiyor. saçları gün geçtikçe dökülen ve kelliğe yaklaşan biri olarak "ay saçımın rengi fena çıkmış", nerdeyse beldeki saça "üff çok kısa oldu bu saçlar, ühühüh" şeklinde yakınmalara da anlam veremiyorum. şımarıklık sanki. beden kitle endeksi normalin bile altındayken sabah akşam tartılıp yarım kilo fazla çıkınca bunalıma girip surat asanlara ise deli oluyorum. bunların hepsi de benim en yakın dostlarım ve bu ara çıkışmaya başladım bu tavırlarına. dokunmaya başladı bana. tamam, herkesin derdi kendine göre, her bedenin belirli bir ideal kilosu var vs vs, bunlara tamam. kendini iyi hissettiğin duruma gelmeye çabalamak da pek güzel, olması lazım. ancak bunlar için kendini paralayıp kendinin ve etrafındakilerin moralini bozmanın ne anlamı var? a.'nın dediği gibi "aaa kilo almışım, biraz dikkat edeyim" demek yeterli. bunun hakkında saatlerce konuşmanın manası yok. ve evet, yaram var gocunuyorum, hem de çok derin... | ||
|
|
||