|
09 Haziran 2010, Çarşamba
saat: 17:50
evet olmadı. blind review'dan en iyi yorumları benim paper almış, herkes komiteden geçeceğine kesin gözüyle bakıyormuş falan filan. geçmedi ama, komite vermedi bursu bana. sinirlerim bozuldu bir, sonra dedim aman siktir et ya. benim bile okumaktan, yazmaktan sıkıldığım yeni bir melankoli/hınç/yinedeneyineyenil/heygididünya güncesi yazamayacağım vallahi. iki olasılık vardı, biri olabilirdi, biri de olmayabilirdi, olmadı. bu kadar anacım, hiç dramatize edemem, ontolojik sonuçlar çıkaramam, hüzün denizlerinde yüzemem. o kotalarımı doldurdum ben. kısmet değilmiş olmadı deyip geçerim, üzerine biraz mizah yaparım, önümdeki diğer seçeneklere bakarım. aynen öyle yaptım, iyi yani durumlar, öyle gözüküyor şimdilik. bir isim tamlaması olan adıma yakışır biri olmak istiyorum, güçlü ve neşeli biri, hacıyatmaz karakterime böylesi uyar. birkaç kırpık iş, sonra teorik okumaya vurucam yine kendimi, madem bir iki ay daha bu işteyiz. bakım yapıcam bir de biraz kendime, koşturmaktan yine perişanladım iyice. ofis pek neşeli bu aralar, iyi bari. yüce rabbim de istemiyor depresyonlara girmemi. bir de mesnevi'ye başlayacağım, uzun zamandır aklımdaki bir kitaptı. heyecan dorukta, hadi bakalım. lillian dashiell'a bir daha hapse girmemesini istediği için şunu şöyle yapma, bunu böyle yapma diye vıdı vıdı ediyormuş. dash ona demiş ki: "bak lillian, ben böyle bir insanım. yüz metre ileride bir köşe var, o köşeye varana kadar böyle birisiyle bir ömür geçirip isteyip istemediğine karar ver. istiyorsan, köşeyi birlikte dönelim ve hayatımızın sonuna kadar bu konuyu konuşmayalım. istemiyorsan ben köşeyi dönerim, sen de kendi yoluna devam edersin." lillian tabi çok sinir olmuş, ama seviyor da adamı, ama o da ayrı bir ağır ablamız filan. köşeyi dönmüş dashell, gözden kaybolana kadar beklemiş, sonra koşup yakalamış dash'i. i'm your dog but not your pet hesabı. dashiell bunu görünce dönmüş ve şöyle demiş: "lil, sert bir içki içelim mi?" bu kadar değilse de buna yakın kuul olmak istiyorum. nasip. | ||
|
|
||