13 Haziran 2010, Pazar
saat: 01:36


Herşeyi kendi kendime yapıyorum. Somut hiç birşey yokken kendi kendime hayaller kuruyorum. Sanki benimmişçesine ya da bana gelmişçesine gözümde değer veriyorum,sahipleniyorum,hikayeler yazıyorum onu içeren,her hareketine fazlaca manalar yüklüyorum.

En ufak birşey olunca ise...

Bir anda fırtına sonatı çalmaya başlıyor fonda. Dünyam yıkılıyor bir anda,sanki beni reddetmiş gibi sanki kaç yıllık beraberliğimiz bitmiş gibi,sanki "hiç dönmeyecekmiş gibi" ?

İyi de bizim aramızda hiç birşey geçmedi ki :)

Duygularımı fazla uçlarda yaşıyorum. Fazla inişli çıkışlı gidiyor herşey. Asla tek düze değil. O ise garibim hakkında neler düşündüğümden,yazdığımdan hiç bir fikri olmadan yaşıyor. Halbuki şu yazdıklarımı bir okusa...

Ne saçmalamışsın ya der :) Neye dayanarak yazdın ki bunları halbuki ben sana ümit vermemiştim bile diyebilir hatta eminim okusa direk bu cümleyi kuracaktır.

Açıkçası ben kurardım.

Sonuç olarak kendi kendime aşık oldum,hayaller kurdum,üzüldüm,sevindim,düşündüm,taşındım ve cevabımı aldım.

Ha şöyle birşey var onun demek istediği şey "sık dişini aq ben de keyif aldım seninle vakit geçirmekten ama şu üdsyi geçmem lazım,yoksa yüksek lisans yapamam,üdsyi bir geçeyim ardından yüksek lisans işi belli olsun ondan sonra 24 saat sevişicez söz." de olabilir.

24 saat sevişçeksek beklerim canım :D

Bak ne güzel ben geçtim geçen sene. Bir de yüksek lisansı nerede yapacağım belli olaydı...


Kasap et derdinde aq koyun da can derdinde. Ben diyorum ki burada da yapabilirim aslında başka şehir istiyorum ama vs vs. Gökhan da diyor ki "hadii yaaa tüh olm başka şehirde yapsaydın gelir kalırdık biz de..."

Ulan götlek benim hayatım söz konusu :D Ben böyle dana bir adam hayatımda rastlamadım. :D Ben nasıl daha fazla ilerleyebilirim diyorum sen gelip içki içme peşindesin :P

Günlük sana yatarken hayallerimi açıyorum:

1- İzmirde deniz manzaralı bir daire.

2- Audi TTS coupe. A5 de olur.

diğer ikisini yazmaycem onlar daha da özel.

istanbul
hosting