|
13 Haziran 2010, Pazar
saat: 22:28
gündüz mümkün değil oturup çalışamıyorum, illa bir hareket olucak, kurtlu peynir gibiyim şimdi laboratuara da geçtik konum olarak, hiç iş bulamazsam milletin bulaşıklarını yıkıyorum, kuruyanları fırından alıp yerleştiriyorum vs otur kızım motorun soğusun halbuki demi ama güneş ışığı azaldığında, işte anca o zaman kafamı toparlayabiliyorum sanki salgılanan bir hormon devredışı kalıyor karanlıkla birlikte, beynim tekrar kaslarıma hükmedip "otur, çalış artık bi zahmet" emri veriyor, dediğini de yaptırtıyor gece yaşıyorum sanki, gündüz bitirilmesi gereken bir zaman dilimi gibi, hızlıca yenen yemekten bir farkı yok bazen o zaman şef: sertab erener-yanarım gecelere sor beni gün dediğin nerden bilir ki halimi | ||
|
|
||