15 Haziran 2010, Salı
saat: 16:49


Dört gün kaldı o malum güne.. Sensiz geçireceğimiz ilk babalar günü.. Ne garip değil mi? Geçen sene yanımızdaydın ve sabırsızlıkla o günün gelmesini bekliyordun.. Her günden farklıydı senin için o gün.. Oğlun gelecekti.. Kızın aslında her pazar olduğu gibi senin için menemen yapacaktı.. Ve sana sarılıp babacım babalar günün kutlu olsun dediğimizde.. Bıyıkların yanaklarımıza batacak ve hem gülümseyecek, hemde duygusallaşacaktın.. Gözlerini ovuşturacaktın..O hiç bir zaman kıyamadığım gözyaşların süzülecekti yanaklarından.. Nitekim öyle de olmuştu.. Bizimle birlikte nice babalar günleri dilemiştik birlikte değil mi babacım..

Peki ya şimdi ne yapacağız biz babacım.. Sensiz ne yapacağız?? Geçen iş yerine gelirken.. İş yerinin yanıbaşındaki o kocaman alışveriş merkezinin duvarında koskocaman reklamı gördüm.. "iyi ki varsın babacığım.." yazıyordu.. İçim yandı bir kez daha babam.. Ağlaya ağlaya geldim iş yerine.. Üzülme babacığım.. Tek sorunum özlemin.. Güzel yerlerde istirahat ettiğini biliyorum.. Hayattayken bir türlü dinlenemezdin.. Hayat çok yormuştu çünkü seni.. Hani senin için değerli üç varlığın için didinmekten çok yorulmuştun.. Eşin, kızın ve oğlun.. Kızının koca çınarı.. Dayanağım.. Destekçim..Özlemim.. İlk aşkım.. Yutkunuyorum yine.. Düğüm düğüm boğazım.. Yüreğim düğüm düğüm.. Özlemin kocaman oldu babam..

Çocukluğumdan beri güneşimdin sen..Yitirilmiş güneşimsin sen babacığım..Bildiğin güneş değil.. Gecelerimizi ısıtan ve ışıtan güneştin.. Bildiğin güneş batıyor üzülmüyorum.. Köşenin başında gerçek güneşimin elinde birkaç poşetle belireceğini biliyordum.. Babam bu güneş sendin.. Ta ki dönüşü olmayan yolcuğuna çıkana kadar..

Eylül 18 di.. Bir sabah ansızın kaybettim güneşimi; ilk aşkımı..

Neden bu kadar erken gittin baba?
Acelen neydi?

Henüz yaşanacak çok şey varken?

Üzerime sindi babasızlığın o ağır kokusu;

Biliyor musun baba dönüşsüz yolculuğa gönderdikten sonra on sekiz uğursuz rakamım oldu..

Evliliğimi, beyaz gelinliğimi görmedin, Biricik oğlunu da sözledik bu arada.. İçim sızladı.. O mutlu anda yanımızda olamadın..

Biliyormusun? Aynı senin gibiyim.. Hep duygulanıp ağlıyorum.. Ama bu sefer ki başkaydı babacım.. Yokluğun öyle zordu ki o an.. Yine yandı içim babam..

Kıskanır oldum babası olan arkadaşlarımı.. Evlendiklerinde aile fotoğraflarında babalarına sarılıp poz veren, çocuklarını babalarına emanet eden arkadaşlarımı kıskanıyorum.. Üzerime sindi babasızlığın ağır kokusu.. Yani anlayacağın yokluğunda her zaman
Hep yetim kaldı bir yanımız..

Haziran..üçüncü Pazar.. Hüzün..Olsaydın ne sürprizler yapardım babama..Ama yoksun..Yokluğun çok yordu beni..Kalbimin saçlarına aklar düştü babacık..Vitrinimdeki resmine bakıyorum..
Yine duygularım üşüyor..
Yine ağlamam geldi..
Ağlıyorum..

Zaman geçtikçe sana olan sevgim ve özlemimde büyüyor..Kocaman kadın oldum halen bir baba dokunuşuna ihtiyaç duyuyorum..Ne eşimin nede çocuklarımın dolduramadığı bir eksiklik..
Ne bileyim işte senin sahillerine sığınmak bambaşka bir duygu..Gözümü dünyaya açtığımda ilk gördüğüm, tanıdığım, sevdiğim..Ve aşık olduğum erkek sendin.
Ve sana bir şey itiraf etmek istiyorum baba
Ama eşim ve kardeşim duymasın
Halen erkekler içinde en çok seni seviyorum.
Ve halen sana aşığım baba..


istanbul
hosting