|
15 Haziran 2010, Salı
saat: 17:30
icime gene yolculuk mu dustu, nedir? nedir bu yosun kokusu, martilarin gurultusu havalarda; nedir? yolculuk olmali, yolculuk. Gunlerim is arkadaslarima, dostlara, icki arkadaslarima, komsularima, ev arkadaslarima, mudavimi oldugum pizzacilara, ev yapimi saraplarinin takipcisi oldugum guzel insanlara, bisikletime, her gun gectigim rengarenk sokaklara, ronesans kokan meydanlara, ikinci el kiyafetleri ile beni senlendiren pazarcilarima, her defasinda bana din kardesimmm diye gulumseyen pakistanli ve bangladeshli kebapcilarima, beni her gordugunde 'Turk kahvesi yapicam sana soz' diyen barmen arkadaslarima, kendimi evimde hissettiren tum gocmen arkadaslarima, yillar boyunca hayallerimi suslemis icerisinde yasamaya basladiktan sonra da icerisinde bana hayal gibi guzel zamanlar yasatmis parkeleri gicir gicir oten, yesil panjurlu eski italyan evime, penceremden izledigim manzaraya manzarama eslik eden ev yapimi biralarima sokaktan gecenlerin yarattigi italyancanin o essiz tinisina, YABANCI sifatima, hayatimdaki bir doneme, uzerine ne hayaller kurup ne cabalar ile gercege cevirdigim Italya hayalime hoscakal demek ile geciyor. Gunlerim, aileme, dostlarima, memleketime, izmirime kavusacak olmanin, icilecek rakilarin, edilecek sohbetlerin, bol bol Turkce konusulacak gunlerin, dagitilacak efkarin, kahvaltida yenecek boyozlarin ve gevreklerin, cayima eslik edecek gazetelerin, bana aitlik hissini veren koyume gidecegim gunun, kendimi yabanci hissetmeyecegim gune kavusmanin heyecani ile geciyor. Hayalimi doya doya yasamama izin verdigin icin tesekkur ederim Tanrim, artik icerisinde en guzel hayallerimi kurdugum evime donmeye hazirim. | ||
|
|
||