|
17 Haziran 2010, Perşembe
saat: 20:25
daha yok yok daha sıktığın yumruktan artırdığın daha toy yollar daha toynaklarından daha vurulurken at dehh tutam tutam yelesine yükler aç susuz çıplak çaktırmadan daha yuttuğun izler yürür içinden içinden döner bir meczup son sürat ah a ... öyle çöpçüler acelecidir hep saat çalmadan uyanır öyle aklında çürük düşler tulum çizme dize kadar sonra sokağa abiler ardımdan işe geç kuyruktasınız acil klaksonlarınız öyle bir selam verseniz yarı açıp camınızdan el sıkışsak eldiven elimde öpsem sizi öpsek gün alnımızda doğsa öyle kirlenmek güzeldir abiler öyle yapışkan tonlarda boynamak henüz uyanıp renk renk örtünmek açılmak renk renk öyle çığırtkan yüzler öyle gevşek kurum öyle soy ağacım gömüldü gördüğüm ilk yüzyıla tökezledi dedemin dedesinin dedesinde öyle sonra... demiştim ben okşarken saçını oğlumun derin değildir göbeğini gömdüğüğümüz toprak bir avuç sıkıktasın sıktığın yumruktasın bir avuç sonra artırdığımsın sonra şiirden sonra şarkıdan sonra zamandan oğulsun sarışın yumuk elli yumurcaksın sonra ve... iyi değiliz iyilik olsun her acıda ve yunuyoruz ve çalkalıyoruz kendimizi sıkıyoruz ve göz göz ayranız abilere bol köpüklü şiirinizde öyle | ||
|
|
||